Yeni Pornolar
iPad Mini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iPad Mini etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MindSnacks ile iPhone ve iPad'de dil öğrenin

İspanyolca, Fransızca, Almanca, Japonca, Çince. Öğrenecek çok dil var. İngilizce biliyorsanız bu dilleri kendi kendinize öğrenebilmeniz için pek çok kaynak bulabilirsiniz. Ben de bu aralar iPad üzerinde MindSnacks'in İspanyolca versiyonunu deniyorum. MindSnacks iPhone ve iPad için yapılmış diğer pek çok dil öğretme programından ayrılıyor, zira oyunlaştırma (gamification) denilen bir fikir üzerine inşa edilmiş.



MindSnacks'te dersler, oyunlar, hedefler ve level atlama sistemi var. Kelimeleri hoş grafiklerle görselleştirmişler. Ayrıca İspanyolca (ya da hangi dil paketini satın aldıysanız o dilde) okunuşunu da dinleyebiliyorsunuz. MindSnacks size kelimeleri göstermekle fazla vakit kaybetmiyor, sizi doğrudan oyunlara çekiyor. Belly oyunundan başlamanızı tavsiye ederim. Bu oyunda kelimeleri resimlerle eşleştirmeye çalışıyorsunuz. Ardından Swell oyununu deneyebilirsiniz. Bu oyunda da doğru cevabı hızlı bir şekilde vermeniz gerekiyor. Ama size kelimelerin yazılışlarını en çok öğretecek olan oyun Word Birds.

Başlangıçta bütün oyunlar açık olmuyor. Açık olan oyunları oynadıkça ve özel görevleri tamamladıkça puan topluyorsunuz. Belirli bir puana ulaşırsanız level atlıyorsunuz. Level atladıkça da yeni oyunlar açılıyor. Örneğin Bloon zevkli bir eşleştirme oyunu. Bubbler'da ise yazım yanlışlarını bulmaya çalışıyorsunuz.



Hani dil öğrenme amaçlı küçük kitapçıklar, konuşma kılavuzları olur vb. olur ya, aslında MindSnacks onların interaktif versiyonu gibi. Daha çok kelime öğrenme amaçlı, dilbilgisine fazla girmiyor. Ayrıca kelimeleri öğretiyor ama cümle içinde kullanım örneklerini vermiyor.

Programın problemlerinden biri, zamanla sıkıyor olması. Sıkmamak için yeni yeni oyunlar çıkartıyor ama, bu oyunlar yeterince zevkli değil. Bazı oyunlara hiç girmiyorum bile. Ayrıca yeni bir derse geçtiğinizde önceki dersleri unutmaya başlıyorsunuz. Elbette kendiniz eski dersleri açıp tekrar edebilirsiniz, ancak programın bunu daha çok teşvik etmesi ve ödüllendirmesi hoş olurdu. Yine de MindSnacks iPad için tasarlanmış dil öğrenme programları arasında en iyilerden biri. Özellikle de fiyatına göre sundukları harika.

Belki de MindSnacks'in en kötü yanı İngilizce bilenlere hitap ediyor olması. Ancak ikinci yabancı dilini öğrenmek isteyenler için hoş bir fırsat. Keşke İngilizce-Türkçe versiyonu olsaydı demeden edemiyorum.

MindSnacks'in dil paketleri 10 TL civarında. Uygun fiyatlı olduğunu düşünüyorum. Bir kitapçıdan konuşma kılavuzu almaya kalkarsanız vereceğiniz para daha fazla olur herhalde.

iTunes Store bağlantısı: https://itunes.apple.com/us/app/learn-spanish-mindsnacks/id385497068?mt=8

Yeni telefonunuz kaç GB olmalı?

Artık eski telefonunuz size yetmiyor. Şu akıllı telefonlardan birine geçmek istiyorsunuz. Pek çok seçeneğiniz var, Android, iOS, Windows Phone... Hepsinin de birbirinden farklı bir sürü özelliği var. Yeni telefonunuzla birkaç fotoğraf çekmeyi, arada bir müzik dinlemeyi, belki içine bir iki video yükleyip sıra beklerken izlemeyi düşünüyorsunuz. Hatta belki oyun bile yüklersiniz birkaç tane. Peki bunları yapabilmek için telefonunuzun hafızası ne kadar olmalı? Kaç gigabyte yeterli olur? Bakalım...

Yıllar önce MP3 çalar almak için dolaşırken bir modelin FM radyo özelliğinin olup olmadığını sormuştum satıcıya. Radyosunun olmadığını söyledi ve ekledi: “4 GB hafıza varken radyoya ne gerek var, hah hah hah!” Şimdi 4 GB komik geliyor değil mi? O zamanlar iyiydi ama! Yıllar geçtikçe daha fazla depolama alanını daha ucuza alabilir olduk, ama ihtiyaçlarımız da bir o kadar arttı. MP3 dosyalarımızın ses kalitesi (ve dosya boyutu) arttı, kedi videolarımız bile 1080p, 720p falan oldu, çektiğimiz fotoğrafların megapikseli arttı, telefonlarımızın ekranları gereksiz ölçüde yüksek çözünürlüklere ulaştı. Eskiden bize rahat rahat yeten gigabyte’lar artık üç günde dolar oldu. Dolayısıyla, ben buraya ne yazsam seneye eskimiş olacak, belki birkaç sene sonrasında da gülünç gelecek. Yine de birkaç görüşümü paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, telefonların özellik listesinde, kutusunda falan yazan rakamlarla gerçekler arasında biraz fark olduğunu bilmeniz gerekiyor. Mesela 8 GB diye satılan bir telefonu kullanmaya başladıktan sonra bir de bakıyorsunuz, size 5 GB kalmış. E daha içine bir şey yüklemeden, nereye gitti gigabyte’larınız? Üreticiler size söylemiyorlar ama, o kutuda yazan 8 GB’ın bir kısmını telefonun içindeki yazılımlar kaplıyor. Mobil Yazılar’da telefonların özelliklerini yazarken mümkün olduğunda size kalan gerçek depolama alanını belirtmeye çalışıyorum. Örneğin “8 GB dahili hafıza (5 GB kullanılabilir alan)” şeklinde yazıyorum.
Dikkat etmemiz gereken ikinci şey, dahili ve harici (genişletilebilir / arttırılabilir) hafıza olayı. Her telefonun dahili hafızası vardır. Ancak her telefona hafıza kartı takarak depolama alanınızı arttıramazsınız. Örneğin iPhone, Sony Xperia S, Nokia Lumia 920 gibi telefonların hafıza kartı (MicroSD kart) girişleri yoktur. Şahsen hafıza kartı takılamayan bir telefonu pek tavsiye etmiyorum, ama ille de alacaksanız, en azından 16 GB hafızalı modeli tercih etmenizi öneririm. Bazı uygun fiyatlı modellerde 4 GB yada 8 GB hafıza oluyor, hafıza kartı takılmıyorsa bu telefonları almanızı pek tavsiye etmem. Yukarıda bahsettiğim gibi, zaten o rakamın altında oluyor kullanılabilir hafıza. “Ben sadece telefon olarak kullanacağım” diyorsanız belki olabilir.

Hafıza konusunda dikkat etmeniz gereken bir nokta da, daha yüksek hafızalı modelleri seçeyim derken zor kazandığınız paralarınızı boşa saçmamak. Apple iPad modellerinde 16 GB ile 32 GB model arasında 245 TL fiyat farkı var örneğin. Başka da hiçbir fark yok. Hafıza kartı da takılmıyor ki ucuz yoldan hafızayı arttırasınız; daha fazlası için Apple’ın fiyatlarına boyun eğmek zorundasınız. Biliyorum, bence de iPad gibi bir tablet için 16 GB hafıza az. Yine de, eğer iPad’inizde ekstra alana gerçekten ihtiyacınız yoksa, 32/64/128 GB’lık modelleri satın almadan önce iki kere düşünmenizi tavsiye ederim.
Paranızı boşa saçmama konusuna biraz daha değinmekte fayda var. Elbette daha yüksek hafıza daha iyidir ama, telefonunuzda boş boş duran bir hafıza da israf demektir. Sadece telefon özelliğini kullanacaksanız, içine hiçbir şey yüklemeyecekseniz, nadiren video çekecekseniz, 32 GB hafızası olan bir telefon almayın. Aslında bu durumda bir akıllı telefona ihtiyacınız olup olmadığını da sorgulasanız iyi olur.

Bir de “bulut depolama” var. Box.net, Dropbox, Google Drive gibi hizmetler sayesinde online depolama alanınız oluyor. Hatta bazen üreticiler bu firmalarla anlaşıp size standartların üstünde geniş depolama alanları da sunabiliyorlar. Örneğin 50 GB alan veriyorlar. İyi gözüküyor ama, birkaç sorun var aslında. Bir kere, bu depolama alanını dağda bayırda kullanabilmek için büyük bir internet paketinizin ve iki de bir kesilmeyen internet bağlantınızın olması lazım. Bir diğer sorun, bu depolama alanına gönderebileceğiniz dosya boyutlarında sınırlamalar olması. Zaten o büyük dosyaları gönderirken ya şarjınız biter ya da internet paketiniz. Kimi zaman da “2 yıl boyunca” gibi zaman sınırlamaları oluyor. Yani size online olarak verdikleri alan daha çok “50 GB” gibi büyük rakamlar gösterip göz boyama amaçlı, pek ümit bağlamamak lazım.

Özetleyelim: Eğer telefonunuzu aktif olarak film izlemek, müzik dinlemek, oyun oynamak, fotoğraf ve video çekmek gibi işler için kullanacaksanız, depolama alanının bol olması önemli. Bu durumda hafıza kartı takılmayan bir telefon / tablet satın alacaksanız, en az 16 GB, mümkünse 32 GB hafızası olmasına dikkat edin. Hafıza kartı takılıyorsa bile, 8 ya da 16 GB’dan aşağı düşmeyin. Eğer telefonu daha çok görüşmeler için kullanıp nadiren diğer özelliklerini kullanacaksanız 8 GB hafıza sizin için yeterli olacaktır.

Bu yazı sizin için Mobil Yazılar tarafından yazıldı. Mobil Yazılar %100 orijinal içerik üreten bir blog. Bu yazıyı beğendiyseniz, sağdaki bağlantılardan birine de tıklayarak diğer yazılarıma göz atmanızı ya da buraya tıklayarak Twitter'da Mobil Yazılar'ı takip etmenizi rica ederim. Gigabyte'larınız hiç bitmesin!

iOS ve Android için OneNote: Gelişmiş not defteriniz

Microsoft’un OneNote programı ile henüz tanışmadıysanız, şimdi tam sırası. OneNote, Microsoft’un not tutma programı. Office paketinin bir parçası. Belki şu anda sizin bilgisayarınızda da yüklü ama hiç kullanmadınız. Doğrusu ben her gün kullanıyorum, zira çok kullanışlı özellikleri var.



OneNote’un en çok kullandığım özelliği, ekran kırpma (screenshot) özelliği. Web sitelerinde gördüğüm herhangi bir grafiği yakalamak için klavyedeki “Windows tuşu” ile “S” tuşuna aynı anda basıyorum. İstersem web sitelerindeki metinleri kopyala-yapıştır da yapabiliyorum OneNote’a. Hangi siteden aldığımı da kaydediyor OneNote.

OneNote’un güzel bir yanı da kaydettiğiniz resimler içerisindeki metinleri algılaması. Yani bir resmin içinde örneğin “Mobil Yazılar” diye bir yazı geçiyorsa, OneNote’un arama kutusuna bunu yazdığınızda o resmi size bulup çıkartıyor.



Elbette OneNote’un pek çok başka özellikleri de var. Ancak OneNote’un mobil versiyonları bugüne kadar hep sorunluydu. Şimdi yeni bir versiyon çıkarmışlar, iPhone, iPad, Android, WP üzerinde çalışabiliyor. Notların bilgisayarınızdaki haline eskisine göre daha sadık olduğunu iddia ediyorlar. Ayrıca notlarınızı SkyDrive ile senkronize etmenizi sağlıyor. Gerçi son gelişmelerden sonra ne kadar verinizi global şirketlerin güvenilmez server’larında saklamak istersiniz bilmem. Yine de, eğer kullanmak isterseniz, OneNote’un mobil programını bir Hotmail/Outlook/Live hesabı ile açabilir, daha sonra notlarınıza web üzerinden (SkyDrive’a giriş yaparak) herhangi bir yerden ulaşabilirsiniz.



Elbette eksikleri de yok değil. En azından PC versiyonundaki gibi kalemle serbest çizim özelliği eksik. Ancak belki de OneNote’u bilgisayarımda uzun süredir kullandığımdandır, bilmiyorum, içim ısındı bu mobil OneNote’a. Mobil Yazılar’ın tavsiyesi!

Mobil OneNote'u indirmek için:
Android: Google Play'de OneNote
iOS: iPad için OneNote
iOS: iPhone için OneNote

Bu yazı sizin için Mobil Yazılar tarafından yazıldı. Mobil Yazılar %100 orijinal içerik üreten bir blog. Bu yazıyı beğendiyseniz, aşağıdaki ya da sağdaki bağlantılardan birkaçına tıklayarak diğer yazılarıma da göz atmanızı rica ederim.

Bunlar da ilginizi çekebilir:
Android'den bilgisayarınızı kontrol etmek isterseniz: TeamViewer
Android için mobil veri tabanı programı: Memento
iPad Mini incelemesi

iPad Mini incelemesi

Bir zamanlar Apple’ın 7 inç ekranı olan “mini” bir iPad çıkaracağına inanmak güçtü. Steve’in iPad Mini’ye onay verip vermediğini bilmiyorum ama, Apple iyi ki inadı bırakıp daha taşınabilir tabletler üretme kararı vermiş. Ben iPad Mini’nin en ucuzu olan iPad Mini 16 GB WiFi modelini aldım. Ben aldığımda fiyatı 795 TL idi ve daha pahalıya satan mağazalar da vardı.



Dış görünüş

iPad Mini müthiş görünüyor. Büyük kardeşine (iPad 4’e) göre çok daha ince, çok daha hafif, çok daha taşınabilir. Hatta iPad Mini kullanmaya başladığımdan beri HTC Flyer’ım bana ağır ve kalın gelmeye başladı (iPad Mini 308 gram, HTC Flyer 420 gram). Özellikle siyah modeline bayıldım. Ancak parmak izlerinizle sürekli savaşmak zorunda kalıyorsunuz.

Tek elle tutulabiliyor mu? Eğer elleriniz küçük değilse, evet tutulabiliyor. Ama normal şekilde tutmak isterseniz kenarlarında fazla boşluk olmadığı için ara sıra zorlanabilirsiniz. Hani “parmağını ekrana koysan da kullanabiliyorsun” diyorlar ya, o teknolojiye pek güvenmeyin, çünkü her zaman işe yaramıyor. Cihazı yatay olarak kullanmak daha kolay. Bir de, cihazın arkası biraz kaygan. Zaman zaman elinizden kolayca kayıp düşecekmiş gibi hissedebilirsiniz.



iPad Mini’nin üst tarafında 3.5 mm kulaklık girişi ve güç düğmesi; sağ tarafında ses düğmeleri; alt tarafında Lightning bağlantısı ve stereo hoparlörleri bulunuyor.

Ekran

iPad Mini ile ilgili en çok merak edilen ve en çok tartışılan konu, iPad Mini’nin ekranı. Duymuşsunuzdur, “iPad Mini’nin ekranı berbat, iğrenç ötesi, teribıl teribıl” diye yeri göğü inlettiler. Enteresandır, Apple fanatikleri genelde Apple ne yapsa savunurdu, bu sefer onlar eleştiride başı çektiler. Steve’in “gerçeği çarpıtma alanı” etkisini yitiriyor mu ne?

Neyse, Apple iPad Mini’nin 1024x768 çözünürlükte bir ekranı var. Bu çözünlük iPad 2 ile aynı, ancak Mini’nin ekran boyutu daha küçük. Bu da pikselleri daha küçük yapıyor. Kimse iPad 1 ve iPad 2’nin ekranından şikayet etmiyordu, hatırlarsınız. iPad Mini’nin ekranı iPad 2’nin ekranına göre çok daha iyi görünüyor. Ancak bu ekran “Retina” değil. Yani berbat değil, ancak mükemmel de değil. Hatta HTC Flyer’ın ekranı zaman zaman çok az da olsa daha iyi gibi geliyor bana (iPad Mini 162 ppi, HTC Flyer 170 ppi).

iPad Mini’nin ekranında fotoğraflarla, oyunlarla, videolarla sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum. Pek çok uygulamada ekran çözünürlüğü yeterli geliyor. iPad Mini’nin ekranının “keşke” dedirttiği anlar web sitelerindeki küçük yazılarda ve PDF’lerdeki ince ayrıntılarda ortaya çıkıyor. Ancak burada sadece “küçük yazılardan” ve “ince ayrıntılardan” bahsettiğimi vurgulamak isterim. Çoğu zaman okunurluk konusunda herhangi bir sorun olmuyor. iPad Mini 2’nin ekranı muhtemelen daha yüksek çözünürlükte olacaktır. Eğer gözünüz yüksek çözünürlüklü ekranlara alıştıysa ya da iPad’inizi çoğunlukla küçük karakterleri olan ayrıntılı dokümanları okumak için kullanacaksanız yeni versiyon çıkana kadar beklemenizi tavsiye ederim.



Çözünürlük dışında iPad Mini’nin ekranı ile ilgili söylemek gereken başka şeyler de var elbette. Örneğin, ekranın Android tabletlerdekinden farklı bir formatı var. Film izlemek için bu ekran formatının uygun olmadığı söyleniyor. Allah aşkına, sabahtan akşama kadar iPad Mini’de film mi izleyecekler, merak ediyorum. Çünkü filmler dışında hemen her şey için çok daha uygun bir ekran formatına sahip iPad Mini. Web’de gezinmek için, dokümanlara bakmak için diğer Android tabletlerin “ince uzun” ekranlarına göre çok daha uygun.

Ses

iPad Mini’nin ses kalitesinde herhangi bir sorun yok. Ama hoparlörün yerleşimi ile ilgili çok ciddi bir problem var. Stereo hoparlörleri varmış iPad Mini’nin. Peki cihazı yan yatırdığımda ses sadece tek bir taraftan geliyorsa, ne anladım stereo olmasından?

Benzer bir problem HTC Flyer’da da vardı. İki adet hoparlörü vardı ama ikisi de arkadaydı. Ses arkadan yansıyarak geliyordu. Hem az geliyordu, hem de kalite düşüyordu. iPad Mini’nin hoparlörleri de ya sağda, ya solda kalıyor. Doğrusunu isterseniz o kadar keyif kaçırıcı, o kadar dikkat dağıtıcı oluyor ki bu yüzden ya cihazı dik kullanıyorum ya da kulaklık takıyorum.



Pil ömrü

iPad Mini’nin pil ömrü muhteşem. Tabi 2013 standartlarında muhteşem ama, olsun. Şöyle bir test yaptım. Bir gün boyunca, bir saatin üzerinde YouTube videosu izledim, 30 dakikadan fazla 3D bir oyun oynadım, bol bol müzik dinledim ve internette gezindim. 24 saatin sonunda %10 uyarısı verdi. Elbette 24 saat kesintisiz kullanmadım ama, çok yoğun kullandığım bir günde bile beni yarı yolda bırakmamış olması takdiri hak ediyor.

Bu arada, iPad Mini yeni Lightning Connector bağlantısını kullanıyor. Kullanım kolaylığı bakımından MicroUSB bağlantılarından daha iyi. Tersi-düzü yok. Takmak için savaşmanız gerekmiyor. Tek problem, Apple’ın yine Apple’lığını yapıp standart dışı, kendine has bir format kullanmış olması.

Hafıza ve performans

iPad’ler hafıza kartlarına düşman biliyorsunuz. Android işletim sistemli pek çok cihazın aksine iPad’lere hafıza kartı takılarak kapasitesi arttırılamıyor. Benim aldığım model iPad Mini 16 GB WiFi modeli. 16 GB hafıza normal bir kullanım için yeterli. Ancak bol bol oyun yüklemek, müzik arşivinizi iPad’inizde saklamak, çeşit çeşit videolarınızı iPad’inize kaydetmek istiyorsanız, 16 GB size kesinlikle yetmeyecektir. İşin kötüsü, daha yüksek kapasiteli modeller saçma sapan bir şekilde pahalı. 32 GB model 245 TL, 64 GB model 490 TL daha pahalı. Halbuki hafıza kartları bu kadar pahalı değil.

Performans bakımından gözle görünür bir yavaşlık olmamakla birlikte, yeni nesil iPad 4’lerin çok daha hızlı olduğuna şüphe yok. Herhalde iki sene idare edersiniz, sonra yenilemek zorunda kalırsınız. Hiçbir şey değişmese bile internet sayfaları karmaşıklaşıyor, tabletlerin işlem gücünü aşar hale geliyor.

Kamera

iPad Mini’nin kamerası 5 megapiksel çözünürlükte fotoğraflar ve 1080p videolar çekebiliyor. İnanın normal iPad’leri ile fotoğraf çeken o kadar çok insan gördüm ki bu boyuttaki bir cihazla fotoğraf çekme fikri artık garip gelmemeye başladı.Yine de çoğu zaman tabletinizi değil telefonunuzu kullanacağınızı düşünüyorum. Dolayısıyla, 5 MP çözünürlük bu cihaz için yeterli.





iPad Mini’nin fotoğraf ve video kalitesi normal. Mükemmel değil ama, bir tablet için son derece yeterli. İhtiyacınız olduğu zamanlarda sizi yarı yolda bırakmayacaktır.

iPad Mini fotoğraf kalitesi ile ilgili örnekler için buraya tıklayınız.

iPad deneyimi

iPad kesinlikle üst düzey bir “sadeleştirilmiş bilişim” deneyimi sunuyor. Ama paranız varsa. Paranız varsa, Apple ekosisteminden oyunlar, müzikler, filmler, çeşit çeşit yazılımlar ile müthiş bir deneyim yaşayabilirsiniz. Buna ek olarak kolayca bulunabilen kılıflar, klavyeler, her zevke ve zevksizliğe uygun aksesuarlar satın alabilirsiniz. Tabi paranız varsa. iPad oyunları Android oyunlarından daha fazla satıyor. iPad satın alanlar daha zengin. Dolayısıyla iPad’in her şeyi ama her şeyi daha pahalı.

Yine de hakkını verelim, yeterince sabrederseniz favori oyunlarınızın kısa bir süreliğine bedava olduğunu görebilirsiniz (Uslu bir çocuk olursanız şirinleri de görebilirsiniz).

Bu arada, ücretsiz olan yazılımları ve iOS ile ilgili daha pek çok şeyi takip edebilmek için iPhoneTurkey.biz'in programını tavsiye ederim.

iTunes

Herkes iTunes’dan nefret ediyor. Apple’a yakışmadığını söylüyorlar. Bu incelemede bu konulara hiç girmeyeceğim. Neden biliyor musunuz? Çünkü iPad’inizi bilgisayara hiç bağlamadan da kullanabiliyorsunuz. Belki eninde sonunda iTunes kurmak zorunda kalacağım ama, o güne kadar iTunes’suz bir iPad deneyiminin keyfini çıkarmak istiyorum.

Android tabletler mi? iPad mi?

İtiraf etmeliyim, Android ismine baştan beri gıcık kapıyorum. Hem söylemesi zor, hem de her yerinden geek’lik akıyor. Bence iPad, sıradan vatandaş için Android işletim sistemli tabletlerden daha iyi bir seçim. Android, iOS’e göre daha fazla özelliğe, daha fazla detaya sahip. Yani babaanneniz için alacaksanız mutlaka iPad almalısınız. Ama daha esnek bir cihaz istiyorsanız tercihinizi Android’den yana kullanabilirsiniz.

Biliyorum, takım tutar gibi teknoloji firması tutan arkadaşlarımız var. Sizi fikrinizden caydırmak için ellerinden geleni yapacaklar. Ya da satın aldığınıza pişman etmek için. Bence kaliteli Android tabletler ile iPad arasında ciddi bir fark yok. Her iki platformun da kendine göre artıları ve eksileri var. iPad kullanırken de gıcık olduğunuz şeyler olacak, Android işletim sistemli bir tablet kullanırken de.

Bir süre önce Mobil Yazılar'da “Tablet Rehberi: Tablet satın alırken nelere dikkat etmeli?” başlıklı bir yazı yazmıştım. Bir göz atmanızı tavsiye ederim. Okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir de, iPad dünyasına bir kere girdiniz mi geri dönüşünüz pek kolay olmayacaktır. Demedi demeyin. O oyunu da satın alayım, bu albümü de indireyim derken bir de bakıyorsunuz ki Apple ekosistemine ondan ayrılamayacak kadar çok para yatırmışsınız.



iPad mi? iPad Mini mi?

iPad’inizi sadece evde kullanacaksanız, daha büyük ekranlı bir iPad daha iyi olabilir. Ama yanınızda taşımayı düşünüyorsanız, iPad Mini’ye mutlaka bakmanızı tavsiye ederim. Daha büyük her zaman daha iyi değildir. iPad Mini’nin inceliği, küçüklüğü ve hafifliğine aşık olabilirsiniz.

Bir de, iPad Mini, büyük iPad'lere göre daha uygun fiyatlı. Özellikle de çocuklarına iPad alacak aileler için ya da Apple'ın "incredible, amazing, awesome" dünyasına ilk kez adım atacaksanız iPad Mini daha iyi bir seçim olabilir.

Sonuç

iPad Mini'nin ekranı çok yüksek çözünürlükte olmayabilir ama, yine de size keyifli bir deneyim vaad ediyor. İlk kez bir tablet alacaksanız, bütçeniz sınırlıysa, aceleniz de varsa, şimdi bir iPad Mini 16 GB WiFi alın. Aceleniz yoksa iPad Mini 2’yi beklemenizi öneririm, zaten yakında duyurusu yapılır herhalde. Eğer bilgisayarla aranız iyiyse, Android’in ara sıra kafa karıştıran yapısından çekinmiyorsanız, Android tabletleri de gözden geçirin. Eğer çocuğunuz için alacaksanız iPad Mini 2’yi beklemenize gerek yok; iPad Mini (ve sağlam bir kılıf) yeterli olacaktır.

Mobil Yazılar’dan şimdilik bu kadar. Daha sonra iPad Mini ile ilgili farklı konularda yeni yazılar göndermeyi düşünüyorum. Sorularınız varsa yorum bölümünde sormaktan çekinmeyin.

Apple ile kazıklanmanın çeşit çeşit yolları


Apple’ın büyülü iOS dünyasına girmek istiyorsunuz. İlk işiniz hangi modeli satın alacağınıza karar vermek. iPad üzerinden gidelim. Yeni modellerden almak isterseniz alabileceğiniz en ucuz iPad, iPad Mini 16 GB WiFi modeli. Türkiye fiyatı 795 TL. Diğer modellerin fiyatlarını ve bir alt modellerine göre fiyat farklarını da aşağıda belirttim.



iPad Mini 16 GB WiFi: 795 TL.
iPad Mini 32 GB WiFi: 1040 TL. Aradaki fark: 245 TL.
iPad Mini 64 GB WiFi: 1285 TL. Aradaki fark: 245 TL.

Eğer her yerde internete bağlanabileyim derseniz, 3G/4G özellikli modellere bakmanız gerekecek:
iPad Mini 16 GB 4G: 1100 TL.
iPad Mini 32 GB 4G: 1345 TL. Aradaki fark: 245 TL.
iPad Mini 64 GB 4G: 1590 TL. Aradaki fark: 245 TL.

Miniler bana göre değil, büyük ekran istiyorum derseniz, iPad 4 modelleri:
iPad 4 16 GB WiFi: 1200 TL.
iPad 4 32 GB WiFi: 1490 TL. Aradaki fark: 290 TL.
iPad 4 64 GB WiFi: 1740 TL. Aradaki fark: 250 TL.

iPad 4 16 GB 4G: 1500 TL.
iPad 4 32 GB 4G: 1780 TL. Aradaki fark: 280 TL.
iPad 4 64 GB 4G: 2030 TL. Aradaki fark: 250 TL.

Yani neymiş? Apple 16 GB-32 GB hafızaya 245 lira ile 290 lira arasında değer biçiyormuş. Peki kendimiz 16 GB hafıza kartı almak istersek? Evet, iPad’lere hafıza kartı takılamıyor, biliyorum. Yine de bakalım: 16 GB hafıza kartlarının fiyatları 25 ile 40 lira arasında.

Yani Apple 40 liralık hafıza için sizden 245 lira talep ediyor.

Eğer iPad’inizi tam potansiyeli ile kullanmak isterseniz, 16 GB modellerden birini aldığınızda kısa süre içerisinde bu hafızanın size yetmediğini fark edeceksiniz. Ama hafızayı da genişletemiyorsunuz. Ne yapacaksınız? Ya boynunuzu büküp 16 GB ile yaşamaya çalışacaksınız, ya da kazıklanmaya razı olacaksınız.

Burada bitmiyor tabi. Kılıf almak zorunda kalacaksınız. İşe yarar şeyler 80 liradan başlıyor. 180 liraya da var. Merak ediyorum, maliyeti 20 lirayı geçiyor mu 180 liralık kılıfların. Eğer Android dünyasından geliyorsanız, aynı oyunların iPad versiyonlarının bile Android versiyonlarına göre pahalı olduğunu göreceksiniz.

Apple’ın dünyasına hoş geldiniz. Paranız bolsa çok ama çok eğleneceksiniz. Ama kesin olan bir şey var ki, herkes sizi yolunacak kaz olarak görecek! Mutluluklar!

Güncelleme:
Gelen yorumlar üzerine birkaç şey daha yazdım, onları da buraya ekleyeyim ki arada kaybolup gitmesin.

Elbette iPad'in kendi hafızası MicroSD kartlardan daha performanslıdır, ama bunun için istenecek fark 100 TL olur, 125 TL olur. 245 TL'lik bir fark çok fazla. Kaldı ki Apple onca iPad satarken hafızayı ucuza getirmenin de bir yolunu bulmuştur mutlaka. Ekstra masrafı da yok. Apple bu hafızayı MicroSD kartlarda olduğu gibi ambalajlamıyor, gemilerle nakliye falan etmiyor.

Olaya tüketici gözüyle bakalım. Bir firma genişleme yuvaları kullanmayarak, kendine has formatlarda ısrar ederek sizi kendisine mecbur bırakıyor ve bu mecburiyetten faydalanıyor. Bu da eleştirilmeyi hak ediyor (ki bugüne kadar Apple’ın yaptığı iyi şeyleri bol bol anlattım, Android fanatiği falan değilim, herhangi bir şeyi körü körüne desteklemeye karşıyım).

Pazarlama politikaları yanlış kurgulanırsa eninde sonunda tüketicilerin dikkatini çeker ve ters teper. Yalınlık iyidir, Apple bunu iyi başarıyor. Ürünlerini isimlendirirken bile diğer firmalara göre ne kadar başarılı olduğunu yazmıştım daha önce. 16-32-64 GB seçenekleri de iyi, hoş. Ama bu aradaki fiyat farkı hiç hoş değil. Apple’ın sunduğu bu seçenekler aslında “müşterilerimiz için seçenek olsun” diye değil, daha fazlasına verecek parası olandan daha fazla para kazanmak üzerine kurgulanmış gibi duruyor.

iSuppli’a göre iPad 3’lerde kullanılan hafızanın 16 GB’ı ile 32 GB’ı arasındaki fiyat farkı 17 dolarmış.


Ayrıca Mobil Yazılar'da:
iPad Mini incelemesi

iPad Mini: Kutudan çıkanlar

iPad Mini incelemesi yakında geliyor! Şimdilik kutudan çıkanları paylaşmak istedim. iPad Mini'nin kutusundan cihazın kendisi, şarj aleti, bilgisayara ve şarj aletine bağlamak için yeni Lightning Connector kablosu ve birkaç bilgi kartı çıkıyor.



Ben iPad Mini'nin en ucuz modeli olan iPad Mini 16 GB WiFi modelini aldım. Kimi mağazalarda uçuk fiyatlar görüyorum, tavsiyem 700-790 TL'den fazlasını vermemeniz yönünde.



iPad Mini'nin kurulumunu bilgisayara bağlamadan da yapabiliyorsunuz, ancak kablosuz internet bağlantısına ihtiyacınız var. Ekrandaki adımları takip ederek tüm bilgilerinizi girdikten sonra yazılım satın almaya bile başlayabilirsiniz.



iPad Mini ile ilgili en çok merak edilenlerden biri ekranın kalitesi. iPad Mini'nin ekranı gerçekten söylendiği kadar kötü mü? Yakında, iPad Mini incelemesinde birlikte değerlendirelim! O zamana kadar siz de yukarıdaki iPad Mini anketine katılabilirsiniz.

iOS işletim sistemli cihazlarla ilgili bir de site tavsiyesi vereyim: iPhoneTurkey.biz
 
Support : Creating Website | Blogger Adult Tema | I LOVE GooGLe
Copyright © 2013----2023 Android Apk - All Rights Reserved
Tema Design by Yeni Website Template
Yer Sağlayıcı Blogger