Posted by Unknown
Posted on 13:35
with No comments
HTC Flyer, Android işletim sistemli bir tablet, ancak HTC Sense arabirimi ile birlikte geliyor. Bu ne demek? HTC'nin kaliteli yazılımları ile zengileştirilmiş bir deneyim demek. Reklam metni gibi oldu biliyorum ama, gerçekten HTC Sense sayesinde HTC Flyer çok keyifli bir tablet bilgisayar haline gelmiş. HTC Flyer'ın takvimi de oldukça güzel ve kullanışlı. Widget'ları da var, hem de birden fazla çeşitte. Takvimde HTC Flyer'a özgü olan şey, kalemi ile aldığınız notları olaylara bağlayabiliyor olmanız.
Elbette HTC Flyer'ın takvimi Google Takvimi ile senkronize çalışıyor ve birden fazla takvim oluşturabilmenize de imkan sağlıyor. PIM programlarını öyle kolay beğenmem ama, bunu beğendim. Resimleri orijinal boyutlarında görmek için üzerlerine tıklamanız yeterlidir.
Posted by Unknown
Posted on 13:31
with No comments
iPhone Turkey web sitesi, %100 orijinal içerik üreten, az sayıdaki kaliteli teknoloji sitelerinden biri. Uzun bir zaman önce başladılar ve geçtiğimiz günlerde günde 10.000 tekil ziyaretçi rakamlarına ulaştılar. Bugün ise yeni iOS uygulamalarını duyuruyorlar. Hem ulaştıkları ziyaretçi sayısı için, hem de uygulamaları için kendilerini tebrik ediyorum. iPhone ve iPod Touch kullanıcıları uygulamayı aşağıdaki linkleri takip ederek indirebilirler. Bu arada, bir iOS kullanıcısı olup iPhone Turkey'den haberdar değilseniz, siteye biraz bakınca çok şey kaçırdığınızı farkedeceksiniz!
Posted by Unknown
Posted on 21:00
with No comments
Gem Miner enteresan bir Android oyunu. Hızlı bir şekilde bağımlılık yapan, ancak bir hafta içinde de kendinden soğutan türden. Gem Miner’da bir madenciyi yönetiyor, madenlere inip kazı yapıyor, kömürden altına kadar çeşitli taşlar keşfediyorsunuz. Madenler oldukça büyük, bu yüzden uzun uzun merdivenler ya da asansörler kurmanız gerekiyor. Derinlere indikçe daha değişik ve daha değerli madenlere ulaşıyorsunuz. Topladığınız madenleri yukarı çıktığınızda satıp, karakterinizi geliştiriyorsunuz. Örneğin daha iyi bir yatak, daha iyi dinlenmenizi ve aşağıda daha uzun süre kalabilmenizi sağlıyor. Daha geniş bir çanta alarak bir seferde daha fazla taşı yukarı taşıyabiliyorsunuz. Daha kuvvetli bir lamba etrafınızı daha iyi görmenizi, daha iyi bir kazma daha hızlı çalışabilmenizi sağlıyor.
Gem Miner, keşfetmeyi sevenler için ilk birkaç gün bağımlılık yapabilir. Ancak sonrasında oyun kendini tekrar etmeye başlıyor, amaçsızlaşıyor. Yine de, oyunun geliştiricisi sürekli yeni şeyler eklediği için yeni güncellemelerde bu sorun da aşılmış olabilir. Gem Miner denemenizi tavsiye ettiğim bir oyun.
Posted by Unknown
Posted on 21:00
with No comments
Asus "Eee" markasını tabletlere de taşımaya karar vermiş. İyi de etmiş. Asus Eee Pad Transformer, Android Honeycomb 3.0 işletim sistemli bir tablet bilgisayar. Harika bir tasarımı var. 10,1 inç ekranı var. iPad'den biraz büyükçe. Ancak onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliği, çıkarılıp takılabilen bir klavyesi olması. Böylece bir netbook gibi kullanılabiliyor, hem de klavyenin altındaki ekstra batarya sayesinde pil ömrü uzuyor.
Aslına bakarsanız Asus Eee Pad Transformer, bir teknoloji-sever için rüya gibi bir cihaz. HTC Flyer kullandığım ve bu kadar büyük ekranlı tabletlere sıcak bakmadığım halde ben bile tasarımına bayılıyorum. İşin ilginç tarafı, ElectroWorld'de bu cihazın bulunduğu reyonda iPad de var ve çoğunluk yine iPad ile ilgileniyor! Asus Eee Pad Transformer'ın özellikleri şöyle:
Cihaz tipi: Klavyeli Android Tablet. İşletim sistemi: Android Honeycomb 3.0; program ve oyun yüklenebilir. İşlemci: Çift çekirdekli 1 GHz Nvidia Tegra2 işlemci Ekran: 10,1 inç 1280x800 piksel kapasitif dokunmatik ekran, LED aydınlatmalı IPS, 16 milyon renk desteği. Kamera: 5 MP AutoFocus. Ön yüzde 1.2 MP video konferans kamerası. Hafıza: 16/32 GB depolama alanı, 1 GB RAM. Genişleme yuvası:MicroSD kart yuvası (32GB kartları destekliyor). Pil: Lithium Polymer. 9,5 saate kadar kullanım. Bağlantı özellikleri: WiFi, Bluetooth 2.1 EDP A2DP, GPS. Ses: Stereo hoparlörler, standart 3,5 mm kulaklık girişi. Ağırlık: 680 gr. Ofis özellikleri: Word, Excel, PowerPoint dosyalarını görüntüleyip değiştirebilme. Adobe PDF dosyalarını görüntüleyebilme. Adres defterine sınırsız sayıda kişi ekleyebilme. İnternet sayfalarında gezinebilme, flash içerikli sayfaları görüntüleyebilme, e-posta alıp gönderebilme, ve daha fazlası. Multimedya özellikleri: Büyük ve kaliteli ekran, stereo hoparlörler. Müzik ve video. 5 MP fotoğraf çekebilme. Oyun yükleyebilme. Flash desteği. Yüklenecek yazılımlarla daha fazla özellik eklenebilir.
Posted by Unknown
Posted on 03:44
with No comments
Mobil Yazılar'da incelemesini yaptığım HTC Flyer Android tablet, ElectroWorld mağazalarına gelmiş. Fiyatını 1299 TL (750 dolar) olarak belirlemişler. ElectroWorld web sitesinde belirtilmiyor ama, sorduğum satış görevlisi kalemin de fiyata dahil olduğunu söyledi.
Amerika'da ise HTC Flyer 499 dolara satılıyor. Kalemi ilk başta ayrı satılıyordu, ancak BestBuy bir kampanya yaparak kalemi ücretsiz vermeye başladı. Amerika'dan gelecek arkadaşınız varsa sipariş vermeyi düşünebilirsiniz.
Posted by Unknown
Posted on 09:44
with No comments
TowerDefense türü oyunları seviyorsanız, HexDefense’i mutlaka denemelisiniz. Android işletim sistemli telefonunuza kurabileceğiniz HexDefense aslında basit bir mantığa sahip. Amacınız A noktasından çıkıp B noktasına gitmeye çalışan onlarca canavarı durdurmak. Oyun “hex” olunca, bu söz konusu canavarlar da “üçgen, kare ve arkadaşları” oluyor tabii ki! HexDefense’de kimi bölümlerde boş bir alanda, kimi bölümlerde engellerle dolu alanlarda “saldırı kuleleri” kurmanız gerekiyor. Bu kulelerin her biri farklı canavarlara farklı şekillerde etki ediyor. Her kule birkaç defa geliştirilip daha kuvvetli hale getirilebiliyor. Önemli olan, kuleleri doğru şekilde yerleştirerek güçlü bir strateji kurmak. HexDefense, basit ama bağımlılık yapıcı strateji oyunlarını sevenler için tavsiye edebileceğim bir oyun.
Posted by Unknown
Posted on 10:08
with No comments
Bir okurumuz üç benzer telefondan hangisini seçeceğine karar vermek için yardım istiyor. Sizce hangisini seçmeli? General Mobile Q3, General Mobile Q300 ya da Samsung s3353 ch@t?
Kendisinden dinleyelim:
merhabalar, bu aralar yeni bir cep telefonu almayı düşünüyorum. uzun araştırmalar sonunda e63 de karar kılmıştım ama demek ki o kadar uzun araştıramamışım. Yazınızda dikkatimi çeken en önemli kısım ses kalitesi oldu.
m.köy de yaşıyorum. istanbulda yaşayanlar o gürültüde telefonda konuşmanın zorluğunu bilir. O yüzden bnm için en önemli özellik konuşma kalitesi, şu anki telefonum N70 sırf bu sorun yüzden değiştirmek istiyorum. yoksa taş gibi telefon maşallah :)
bütçem max. 350 lira, general mobile markasının bazı telefonları dikkatimi çekti mağazalarda inceleme fırsatı buldum. ama tabi telefonu kullanan kişi bilir artısını eksisini.
istediğim özellikleri kısaca yazmam gerekirse qwerty klavye düşünüyorum. konuşma kalitesi mükemmel olmalı(cızırtılı veya az gelmemeli),mesaj konusunda sınır olmamalı, işlemci yüzünden mesaj yazarken takılma donma gibi nokia ya has bazı sorunlar olmasın istiyorum, internet olmazsa olmaz değil ama olursa fena olmaz. böyle bir telefon tavsiye edebilirmisinz?
general mobile q3 general mobile q300 samsung s3353 ch@t
araştırmakta olduğum telefonlar özellikle q3 ün tasarımı ve basitliği hoşuma gitti.
Posted by Unknown
Posted on 21:00
with No comments
CardioTrainer, Android telefonunuzda ve tabletinizde kullanabileceğiniz bir egzersiz takip / fitness programı. Özellikle yürüyüş yaparken faydalı, zira GPS üzerinden nereden nereye, kaç kilometre yürüdüğünüzü gösterebiliyor. CardioTrainer sayesinde ne hızda yürüdüğünüzü, kaç adım attığınızı, yaklaşık kaç kalori yaktığınızı görebiliyorsunuz. Sadece yürüyüş için değil, diğer egzersizlerinizi not etmek için de kullanabilirsiniz. Pilatesten ağırlık çalışmalarına kadar çok çeşitli spor aktivitelerini not edebiliyorsunuz.
Bence CardioTrainer'ın en güzel yanı, yüklediğiniz andan itibaren notification alanında çıkan ikonları ile sizi "rahatsız" etmesi. Ya da "motive etmesi" diyelim. Çünkü sürekli "0 CAL" yazan bir ikon ile yüz yüze gelmek kalkıp biraz yürüyüş yapmaya ikna ediyor insanı.
CardioTrainer ile yaptığınız tüm aktiviteleri kaydedip günlük ve haftalık kaç kalori yaktığınızı görebiliyorsunuz. Ben bu programı çok beğendim doğrusu, biraz hareketlenmek istiyorsanız size de tavsiye ederim.
Posted by Unknown
Posted on 21:00
with No comments
Siz de benim gibi cep telefonunuzla ya da mobil cihazlarınızla bolca fotoğraf çekiyorsanız, muhtemelen çektiğiniz onlarca fotoğraf arasından aradığınıza hızlıca ulaşabilmek istediğiniz durumlar oluyordur. Symbian'da bunu başarabilmenin çok kolay bir yolu var. Çektiğiniz fotoğraflardan birinin üstüne gelip, menüden "Rename"'e tıklayın. Çekim tarihi dosya ismi olarak verilmiş, bunu silmeyin, tarih hiç beklemediğiniz anlarda lazım olabiliyor. Dosya adının sonuna fotoğraf ile ilgili birkaç kelime ekleyip kaydedin. Örneğin, Arçelik'e ait bir açık hava reklamının fotoğrafını çektiyseniz, dosya adına "reklam acikhava arcelik" yazabilirsiniz. Ya da farklı mağazalarda dolaşıp bir seyahat ütüsü almak için araştırma yapıyorsanız fotoğrafını çektiğiniz alternatifleri "seyahat" şeklinde isimlendirebilirsiniz. Daha sonra fotoğraflarınıza göz atarken tek yapmanız gereken bu anahtar kelimelerden birini yazmaya başlamak. Etiketlediğiniz fotoğraflar listelenecektir.
Posted by Unknown
Posted on 21:00
with No comments
Nokia, E71'in başarısından sonra E63, E72 ve thumbboard tipi klavyesi olan birkaç uygun fiyatlı model ile bunu devam ettirmeye çalıştı. Bu serinin son canavarı ise Nokia E6. Yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekran, klavye, 8GB hafıza ve 720p çekim yapabilen 8 megapiksel kamerası ile dikkat çekici bir telefon. Güncellenmiş Symbian Anna işletim sistemi de artı özelliklerinden biri.
İngilizce sitelerde incelemeler yapılmaya başlandı. All About Symbian her zaman olduğu gibi detaylı bir inceleme yapmış:
Bir Nokia kullanıcısının çekici bulacağı bir telefon olduğuna şüphe yok. Symbian işletim sistemi ile sorununuz yoksa, bence tek dezavantajı autofocus kamerasının olmaması. Nokia E serisi iş adamlarına hitap ediyorsa, doküman fotoğraflayabilmek için autofocus özelliği de olmalıydı diye düşüyorum.
Posted by Unknown
Posted on 14:00
with No comments
Nokia E71, E63 ve E72'den sonra, E serisi yeni Nokia E6 ile Symbian Anna ve yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekran özelliği kazandı. KDV dahil 900 TL'ye satın Nokia E6'nın, bir iş telefonu olarak tek problemi autofocus kamerasının olmaması. Doğrusu biraz da pahalı ama, fiyat birkaç aya normal düzeylere inecektir diye umut ediyorum.
Nokia E6'nın özellikleri şöyle:
Cihaz tipi: Dokunmatik thumbboard klavyeli akıllı telefon. İşletim sistemi: Symbian Anna; program ve oyun yüklenebilir. İşlemci: 680 MHz ARM11. Ekran: 2,46 inç 640x480 piksel kapasitif dokunmatik ekran, TFT, 16 milyon renk desteği, Gorilla Glass. Kamera: 8 MP EDOF, Çift Ledli flaş, 720p 25fps video çekimi. Hafıza: 8 GB depolama alanı, 256 MB RAM, 1 GB ROM. Genişleme yuvası:MicroSD kart yuvası (32GB kartları destekliyor). Pil: 1500 mAh Lithium Ion, BP-4L, kullanıcı tarafından değiştirilebilir. 681 saat bekleme, 7 (3G) ila 14 (2G) saat konuşma. Bağlantı özellikleri: WiFi, Bluetooth 3.0 A2DP, A-GPS, GSM 850/900/1800/1900, HSDPA 850/900/1700/1900/2100, GPRS, EDGE, 3G. Ses: Standart 3,5 mm kulaklık girişi. RDS destekli radyo. Ağırlık: 133 gr. Ofis özellikleri: Word, Excel, PowerPoint dosyalarını görüntüleyip değiştirebilme. Adobe PDF dosyalarını görüntüleyebilme. Adres defterine sınırsız sayıda kişi ekleyebilme. İnternet sayfalarında gezinebilme, e-posta alıp gönderebilme, ve daha fazlası. Multimedya özellikleri: Çeşitli müzik ve video formatlarını oynatabilme. 8 MP fotoğraf ve 720p HD video çekebilme. Oyun yükleyebilme. Flash Lite 4.0 ve Java MIDP 2.1 desteği. Yüklenecek yazılımlarla daha fazla özellik eklenebilir.
Posted by Unknown
Posted on 04:56
with No comments
HTC Flyer incelemesinde cihazın 5 MP autofocus kamerası olmasına rağmen yakın çekimler dışındaki normal çekimlerde mükemmel olmadığından bahsetmiştim. Fotoğraf kalitesini daha iyi gösterebilmek için yeni fotoğraflar çektim. Buraya tıklayarak fotoğrafların tamamına göz atabilirsiniz. Fotoğrafları orijinal boyutlarında görmek için üzerlerine tıklamanız yeterlidir.
Dikkat ederseniz, fotoğraflar genel olarak güzel gözükmekle birlikte, belli alanlarda hafif bir detay kaybı, bir bulanıklık söz konusu. Bundan dolayı da ilk başta sebebi anlaşılamayan garip bir kalitesizlik hakim oluyor fotoğraflara. Ancak macro fotoğraflarda kalite açıkça daha iyi.
Posted by Unknown
Posted on 00:57
with No comments
Sonunda! Sonunda Nokia N9 geliyor. Nokia N9, Maemo'nun yeni versiyonu olan MeeGo v1.2 Harmattan işletim sistemi ile çalışıyor. Dillere dolanan ama ülkemize resmi olarak bir türlü gelmeyen Nokia N900'ün yenisi diyebiliriz onun için. Ancak görünüşe bakılırsa bu yeni akıllı telefon, Nokia Internet Tablet serisi ve N900'ün aksine, "geek"lere değil, normal vatandaşa da hitap ediyor. iPhone'a rakip olması için tasarlanmış gibi duruyor.
Beklenildiği gibi klavyesi yok ama, bence başlangıç için iyi bir seçim klavyesiz olması. Daha ucuza, daha ince, daha çok kişiye hitap edecek bir telefon olmuş bu hali ile. Elbette gönüllerimizdeki "superphone" olması için klavyeye ihtiyacı var. Ancak platformun yaygınlaşması adına klavyesizliğe katlanmalı Maemo/MeeGo hayranları.
Nokia N9, Nokia'nın "flagship" modeli olmaya, yani firmanın en üst düzeyde yeteneklerini sergilediği model olmaya aday. Otofokus özellikli Carl Zeiss kamerası, yüksek çözünürlüklü AMOLED ekranı, çizilmeye karşı Gorilla Glass ve parlamaya karşı anti-glare teknolojisi, güçlü multimedya ve donanım özellikleri, ama en önemlisi yepyeni bir kullanıcı deneyimi. Nokia N9 gerçekten umut vaat ediyor.
Cihaz ile ilgili şu anda gözüken tek sorun, Nokia CEO'su Stephen Elop'un ısrarla "MeeGo bizim için deneysel bir platform" demesi. Elop platforum geleceğini parlak göstermekten kaçınıyor. Belli ki Windows Phone ile olan geleceklerini ön plana çıkartmak istiyor, Microsoft'un kafasını karıştıracak mesajlar göndermek istemiyor. Ancak tüketicinin ve yazılım geliştiricinin kafasını karıştırırsa, N9'u devamı gelmeyecek bir cihaz, MeeGo'yu geleceği olmayan bir platform olarak gösterirse, durum yabancıların tabiriyle "kendini gerçekleştiren kehanet"e dönüşme riski taşıyor. Cihazın bu donanım ile ucuz olmayacağı kesin, peki geleceği olmayan bir cihazı kaç kişi alacak? Az satın alınan, az kullanılan bir cihaza kim yazılım geliştirecek? Yazılımı olmayan bir akıllı telefonu kim isteyecek? Eminim döngüyü farkettiniz. Bu hassas döngüye dikkat etmek gerek.
Yine de Nokia N9 ve MeeGo beklentilerimin çok çok üzerinde bir tablo ortaya koyuyor. Dünyanın bir mobil işletim sistemine daha ihtiyacı var mıydı, tartışılır, ancak ben yeni gelişmelerden çok memnun oldum. Çeşitli sitelerde yayınlanan "ilk izlenim" incelemelerine bakılırsa, bu memnuniyeti pek çok kişi paylaşıyor.
Nokia N9'un özellikleri şöyle:
Cihaz tipi: Dokunmatik akıllı telefon. İşletim sistemi: MeeGo v1.2 - Harmattan; Linux tabanlı; program ve oyun yüklenebilir. İşlemci: 1GHz Cortex A8. Ekran: 3.9 inç 480x854 piksel AMOLED Pentile kapasitif dokunmatik ekran, 16 milyon renk desteği, Gorilla Glass, anti-glare teknolojisi. Kamera: 8 MP, AutoFocus, Carl Zeiss lensler, çift LED'li flaş, 720p 30fps video çekimi. Hafıza: 16-64 GB depolama alanı, 1 GB RAM. Genişleme yuvası: Yok. Pil: 1450 mAh Lithium Ion, BV-5JW. 380-450 saat bekleme, 7-11 saat konuşma. Bağlantı özellikleri: WiFi, Bluetooth 2.1 EDR A2DP, A-GPS, NFC, GSM 850/900/1800/1900, HSDPA 850/900/1700/1900/2100, GPRS, EDGE, 3G. Ses: Standart 3,5 mm kulaklık girişi. Ağırlık: 135 gr. Ofis özellikleri: Word, Excel, PowerPoint dosyalarını görüntüleyebilme ve düzenleyebilme. Adobe PDF dosyalarını görüntüleyebilme. Adres defterine sınırsız sayıda kişi ekleyebilme. İnternet sayfalarında gezinebilme, e-posta alıp gönderebilme, ve daha fazlası. Multimedya özellikleri: Çeşitli müzik ve video formatlarını oynatabilme. 8 MP autofocus fotoğraf ve 720p HD video çekebilme. Oyun yükleyebilme. Java MIDP 2.1 desteği. Yüklenecek yazılımlarla daha fazla özellik eklenebilir. Öne çıkan özellikleri: MeeGo işletim sistemi, AMOLED ekranı, 8 MP AF Carl Zeiss kamera ile kaliteli fotoğraflar ve 720p videolar çekebilme imkanı, çeşitli müzik ve video formatlarına destek vermesi, güçlü donanım özellikleri, TV-out özelliği ve daha fazlası.
Posted by Unknown
Posted on 02:46
with No comments
Nokia'nın okyanus ötesinden gelen CEO'su Stephen Elop "deneysel" bir cihaz olduğunu iddia etse de, Nokia, "MeeGo" işletim sistemli yeni telefonu olan Nokia N9 modelini duyurmak için elinden geleni yapıyor. Yeni reklamlarını N9 ismiyle uyumlu şekilde, 9 saniyelik hazırlamışlar. Amaç Nokia N9'un hayatın akışı ile uyumlu, hızlı bir şekilde kullanılabildiğini anlatmak olsa gerek.
Posted by Unknown
Posted on 05:27
with No comments
Nokia, Symbian Anna güncellemesinden sonra, Symbian Belle üzerinde çalışmalarına devam ediyor. Yeni yayınlanan "arabirim rehberi" de Symbian Belle'nin nasıl bir deneyim sunacağına dair ipuçları veriyor. Doğrusu Symbian'ın bu güncellemelere ihtiyacı var. Bu aralar Symbian'ı kötülemek moda olsa da (hatta Symbian bunların birazını da hak ediyor olsa da!) ben yine de umutluyum.
Yeni arabirim ile gereksiz derinlikte menülerden, her ayarın başka bir yerde bulunmasından, değerli ekran alanını boş yere meşgul eden ögelerden vazgeçerler inşallah.
Posted by Unknown
Posted on 06:15
with No comments
Android işletim sistemli tabletler çoğaldı, iPad ise rakip tanımaz bir şekilde satışlarına devam ediyor. HTC ise pek çok firma gibi “kopya” olmayı değil, orijinal olmayı seçti. HTC Flyer, 7 inç boyutu, HTC Sense arabirimi ve HTC Scribe kalemi ile notlar alabilmenizi sağlaması ile rakiplerinden faklılaşan bir tablet.
Kutudan Çıkanlar
Cihazın kutusundan cihaz, şarj adaptörü, MicroUSB kablosu ve hızlı başlangıç kılavuzu çıkıyor. Eğer Amerika’dan, BestBuy’dan alacaksanız, kalemi ve kılıfını ayrıca almanız gerekiyor.
Tasarım
Cihaz hoş bir tasarıma sahip, siyah, beyaz ve metalik renklerden oluşuyor. Şık ve dikkat çekici bir tasarımı var. iPad kopyası gibi durmuyor. Kenarlarındaki eğim sayesinde elinizde daha sağlam bir şekilde tutabiliyorsunuz.
HTC Flyer’ı seçmemin nedenlerinden biri, 7 inç olması. Yani iPad’den, Motorola Xoom’dan küçük olması. Evet, ekran daha küçük ama, ben bu boyutu çok daha kullanışlı buluyorum. Küçük çantalarıma sığdırabiliyorum. Yanımda hemen hemen her yere götürebiliyorum. Best Buy’da Xoom’u da denemiştim, ancak çok ağır ve gereğinden fazla büyük buldum doğrusu. Bu boyutta başka tabletler de var, ancak şu anda sanırım en iyisi HTC Flyer.
Ekran
HTC Flyer’ın 7 inç WSVGA (1024x600 piksel çözünürlükte) ekranı var. Ekran AMOLED değil ama, son derece kaliteli bir LCD. Elbette AMOLED ile karşılaştırınca renkler biraz soluk gelebilir, yine de HTC Flyer’ın ekranında da her şey güzel gözüküyor. Görüş açısı da çok geniş. Yani iki kişi yan yana baktığınızda ekrandaki görüntünün bozulması, negatifi alınmış gibi görünmesi söz konusu değil. Güneş ışığı altında da oldukça başarılı.
Ses
Cihazda standart 3,5mm kulaklık girişi ve çift hoparlörler var. Hoparlörlerin çift olması iyi ama, cihazın arka tarafında kaldıkları için pek bir anlam ifade etmemişler. Nokia N800’de de çift hoparlörler ön tarafta olduğu için müziği gerçekten stereo olarak dinleyebiliyordunuz. Flyer’da ise ses arkadan yansıyıp geldiği için stereo etkisini kaybediyor. Ancak ses kalitesi genel olarak güzel ve ses oldukça yüksek çıkabiliyor.
Performans, Hafıza, Pil Ömrü
Cihazın 1,5 GHz Qualcomm Snapdragon işlemcisi ve 1 GB RAM’i var. Cihaz performans bakımından beni son derece tatmin etti. En karmaşık web sitelerinde bile zorlanmadan gezebiliyorum.
Cihazın dahili belleği 16 GB, ancak sizin ulaşabileceğiniz bellek bunun yarısı kadar. Bu pek hoş olmamış, çünkü tüketici “16 GB” diye satılan cihazdan hiç değilse 14 GB’ını kullanabileceğini düşünür. Yaklaşık 7 GB’lık bir alan “Internal Storage” olarak ayrılmış. Kalan 8,69 GB’lık bölüm ise “Tablet Storage” olarak adlandırılmış. Yine de çaresiz değilsiniz, çünkü cihaz 32GB’a kadar MicroSD kartları destekliyor.
Pil ömrü benim için yoğun kullanımda bir gün, normal kullanımda iki gün oluyor. Cihazın pili değiştirilemiyor ama, adaptörünün yanı sıra beraberinde gelen MicroUSB kablosu ile de şarj edilmesi kolaylık sağlıyor.
HTC Scribe Kalemi – Gerçekten bir işe yarıyor mu?
HTC Flyer’ı diğer tabletlerden ayıran şey, bir kalemi olması. Bu kalem kimi ülkelerde ayrı satılıyor, kimi ülkelerde de cihazla birlikte veriliyor. AAAA (4A) pille çalışıyor, yani aktif bir kalem (Amerika'dan alacaksanız, bu pillerden de almayı unutmamalısınız). Cihaza yaklaştırdığınızda algılıyor. Kalem ile birlikte kullanmak üzere HTC Notes, Polaris Office, PDF Viewer, Reader, Fotoğraf Galerisi ve Kid Mode yazılımları yüklü geliyor. Bu programlar dışında, kalem ile ekrana bir kere dokunarak istediğiniz yere not alabiliyorsunuz. Örneğin bir web sitesinin ekran görüntüsünü alıp üzerine not düşebiliyorsunuz. Ancak kalem bu programlar dışında çalışmıyor, yani eski cep bilgisayarlarımızdaki gibi arabirim kalem ile kontrol edilmiyor. Menüleri, düğmeleri yine parmağınızla seçiyorsunuz. Kalemin kullanımı hakkında fikir edinmek için Mobil Yazılar'a ait aşağıdaki videolara göz atabilirsiniz.
Kalem gerçekten bir işe yarıyor mu? Hem evet, hem hayır. Not almak, PDF dosyalarını işaretlemek gibi kullanım alanları var kalemin, ama tam bir dijital not defteri olabilmesi için yazılımların biraz daha olgunlaşması gerekiyor. Şu anda pek çok programda kullanılabiliyor, ama daha da fazlası lazım. Hem HTC’nin daha fazla kullanım alanı sunması, hem de yazılım geliştiricilerin kalem destekli yazılımlar üretmesi lazım. Ayrıca HTC’nin kalem kullanımını mümkün olduğunca sorunsuz bir deneyim haline getirmesi lazım. Kalem ve kağıda rakip olmaya çalışan bir cihazdan bahsediyoruz. Eğer not alma özellikleri kalem ve kağıt kullanımı kadar sorunsuz olmazsa, tek rekabet avantajını da kaybedebilir. Şu anda çok az da olsa bu konuda problemleri olduğunu söyleyebilirim.
HTC Notes programı Evernote ile senkronize çalışıyor. Çizimlerinizin yanı sıra fotoğraf ve ses de ekleyebiliyorsunuz. Basit kullanımlar için sorun çıkarmıyor ama, geliştirilmesi gereken yönleri olduğu ortada. Örneğin, el yazınızı mükemmel şekilde algılamasını, arama yaptığınızda bulmasını beklemeyin. Hatta arama sonuçlarında bilgisayarınızda oluşturduğunuz dokümanlar bile çıkmayabiliyor. Bununla birlikte, cihaz içerisinde yazdığınız metinleri formatlamak, bold, italik yapmak için hiçbir seçenek yok. Yani kalemle yazdıklarınız dışında resmen bir “Windows Notepad” ile karşı karşıyasınız.
Kalem ile ilgili bir problem de, eski cep bilgisayarlarında olduğu gibi kalemin cihazın içine gizlenememesi. Yani Flyer’ınızı yanınızda taşırken, kalemi de koyacak bir yer bulmalısınız. Ne yazık ki kalemin bir klipsi de yok, yani ceket cebinize tutturmanız mümkün değil. Sanki düşüp kaybolsun diye özellikle uğraşılmış gibi! Ben cihazı aldığım sırada Best Buy’da kalemi de takabileceğim gözü olan bir kılıf bulunmuyordu. Zaten kalemi de ayrı satıyorlar, yani şöyle bir bakınca sanki kalem çok popüler olmasın istenilmiş gibi duruyor!
Kamera ve Video
HTC Flyer’ın 5 megapiksel kamerası autofocus destekli, bu çok güzel, ancak net görüntü elde etmek konusunda ciddi problemleri var. Dokümanları fotoğraflamak konusunda sorun yok, yakın plandaki nesneleri güzel çekiyor. Ama sanki lens yakın çekime ayarlanmış gibi, normal manzara fotoğraflarında hafif hafif bulanıklaşıyor. Video konusunda ise, sözde 720p, ama ortaya çıkan videoların HD ile alakası yok kesinlikle. Yine bir bulanıklık.
Kamera arabirimi iyi, o konuda bir problem yaşamadım. Ekran büyük olduğu için sanırım, çektiğiniz nesneden normalden fazla uzaklaşmanızı gerektiriyor, bu da ilk başta anlam veremediğiniz garip bir his oluşturuyor. “Bir gariplik var kamerada ama, ne?” diyorsunuz yani. Bir de, bu büyüklükte bir cihazı çıkartıp fotoğraf çekmek hem sosyal olarak hem fiziksel olarak biraz sıkıntı olabiliyor. iPad, Motorola Xoom ya da benzerleri kadar büyük değil ama, yine de dikkat çekici bir büyüklüğü var. “Gösteriş meraklısı” gibi gözükmek istemediğiniz durumlarda HTC Flyer ile fotoğraf çekmek istemeyebilirsiniz. Bir de, cihazın büyüklüğü çantadan/kılıftan çıkarma isteğini de azaltıyor. Gerçekten iyi bir kamerası olsaydı bu iki duruma katlanılabilirdi, ancak bu hali ile pek de değmiyor.
HTC Flyer’ın ön yüzünde de bir kamera var. Bu kamera video konferans için eklenmiş, ancak daha çok eğlenmeye yarıyor. Snapbooth yazılımı ile kendinize görsel efektler verebiliyorsunuz. Birkaç arkadaşınızla birlikte denediğinizde çok gülebilirsiniz.
Kısacası, kamerası autofocus da olmasaydı bu incelemede HTC Flyer'ı kamera açısından Nokia E63'ün yanına (yerin dibine) gönderirdim. Beklentilerinizi düşürün.
Cihazın video ve fotoğraf görüntüleyicisi tek bir arabirim altında, Fotoğraf Galerisi’nde birleştirilmiş. Müzik konusunda ise ayrı bir yazılım var. Bir de YouTube programı var elbette.
Cihazın kutudan çıktığı hali ile her türlü video formatını desteklemesini bekleyebilirsiniz. Ne yazık ki desteklemiyor. Elbette cihaza kurabileceğiniz ekstra programlarla bu sorunu bir nebze olsun aşabilirsiniz. Bir Canon fotoğraf makinesinden çıkan full HD (1080p) videoları oynatamadığını, aynı makineden çıkan 720p videolarda ise sorun yaşadığını belirtmeliyim. Normal 720p videolarda ise sorun yaşamadım.
Android işletim sistemi bu noktada işe yarıyor işte. Gerekli programları kurarak HTC Flyer ile internet radyolarını dinleyebilir, YouTube videolarını kaydedebilir, TV ve radyo yayınlarını dinleyebilirsiniz. Ayrıca web tarayıcısının Adobe Flash destekli olması da internetteki pek çok içeriğe doğrudan web tarayıcısını kullanarak ulaşabilmenizi sağlıyor.
İnternet
Flash destekli internet gerçekten güzel bir şey. HTC Flyer ile hemen hemen her siteyi açabilir, Flash içeriklerine ulaşabilirsiniz. Hem de düşünülenin aksine, Flash yüklü sayfalar son derece hızlı bir şekilde çalışıyor.
Doğrusu tarayıcı arabirimini sıradan tüketici için biraz karmaşık buldum. Bir de, linklere tıklamayı öğrenmek zaman alabiliyor (Küçük bir alandaki birkaç linkten birine tıklamaya çalışırken yanlış linklere basabiliyorsunuz). Elbette Firefox, Opera ve Dolphin HD gibi alternatifleriniz de bulunuyor. Genel olarak bakıldığında ise HTC Flyer’da internetin son derece güzel bir deneyim sunduğunu söyleyebilirim (Fan sesi olmadan internette gezinmek de ayrı bir güzellik!)
HTC Flyer, Twitter, Facebook ve Flickr ile entegre çalışabiliyor. Diğer sosyal mecraların yazılımlarını da indirebiliyorsunuz. E-posta için de güzel bir yazılımı var. Birden fazla e-posta hesabınızı ayarlayıp mesajlarınızı alabiliyorsunuz. Nokia N800 ile çektiklerimden sonra HTC Flyer ile o kadar rahat ettim ki anlatamam. Tek dezavantajı mesajlarla birlikte eklentileri de indirmemesi.
Android Programları ve Oyunları
HTC Flyer’ı ilk aldığımda Android Market’teki pek çok yazılım cihaz ile uyumsuz gözüküyordu. Arama yaptığınızda Market’te çıkmıyordu bile. Ancak yavaş yavaş yazılımlar gelmeye başladı ve cihaz daha keyifli bir hâle geldi. Symbian ve Maemo’nun aksine, aklınıza gelebilecek her konuda yazılım var ve öyle “alfa vesiyon” gibi de durmuyorlar. Elbette iPhone ya da iPad ile rekabet edemez, ancak “şunu da bulamadım” dedirtmiyor. Market’in problemi ise, Türkiye’de ücretli yazılımları satın almaya izin vermiyor olması. Gerçekten can sıkıcı.
HTC Sense
HTC Flyer’ı rakiplerinden ayıran özelliklerden biri, HTC Sense arabirimi. HTC, Windows Mobile’ı adam eden şirket, bu tecrübesini Android’e taşımış ve kullanması son derece keyifli bir arabirim ortaya çıkarmış. Neredeyse tablet ile ilgili aklınıza gelebilecek her şey için bir wigdet ve ona eşlik eden bir yazılım var. Bu widget’lar da öyle göstermelik değil, gerçekten kullanışlılar ve işe yarıyorlar. HTC Sense arabirimi ile ilgili çektiğim videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Sonuç – HTC Flyer almalı mısınız?
HTC Flyer bir tablet olarak güzel. Hızlı, keyifli, taşıması kolay, pil ömrü iyi. Flash destekli olduğu için internette her türlü içeriği görüntüleyebiliyor. HTC Sense arabirimi cihazı kullanmayı çok keyifli hale getiriyor. Android işletim sistemi ise istediğiniz hemen her türlü yazılıma ulaşabilmenizi sağlıyor.
Bir dijital not defteri olarak ise “yeterli”. Asıl ön plana çıkmaya çalıştığı noktada sadece “yeterli” diyorum, çünkü kalem ve kağıt ile rekabet etmekte mükemmel bir performans sergileyemiyor. Yazması, çizmesi, dokümanlara notlar alması keyifli, ama ufak tefek sorunlar yaşamanız olası. HTC’nin kalem deneyimini mükemmelleştirmesi gerekiyor. Yine de, bir “dijital” not defteri olarak Windows Tablet’ler dışında rakibi yok.
Eğer 3G özelliği olmayan versiyonunu alacaksanız, bir probleminiz daha var: Artık yazılımlar offline kullanıma uygun tasarlanmıyor. Cihazın telefonlarla interneti paylaşma konusunda da sıkıntısı var. Yani tam kapasite ile, gerçek bir “mobil” bilgisayar gibi kullanabilmek için, 3G’li versiyonunu almanız gerekiyor. 3G versiyonun bir avantajı da daha çok hafızasının olması (WiFi versiyon Michael Mace’in tavsiyesine uyularak yapılmış gibi duruyor!)
Bir de, “iPad mi, yoksa HTC Flyer mı?” sorusu var. Anneme bir tablet alacak olsaydım, iPad alırdım. Android işletim sistemli tabletlerin bir “geeky” yönü var; yani, cihazın detayları ile uğraşmak isteyen, sorun çıktığında bir şekilde bunu halledebilecek, vakti ve sabrı olan kişiler için bu tabletler (Elbette Maemo'dan çok daha iyiler). Daha sorunsuz bir deneyim için iPad diyorum. Elbette cihazın boyutu da önemli, eğer 7 inç’lik bir iPad olsaydı HTC Flyer’ı satın alırken daha zor bir karar vermem gerekecekti. iPad bu hali ile benim için fazla büyük. iPad'i sıkıcı ya da büyük buluyorsanız, ya da tabletinize ayıracak vaktiniz varsa, HTC Flyer'ı beğeneceksiniz. Ben her gün büyük keyifle kullanıyorum.
Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.
Posted by Unknown
Posted on 14:00
with No comments
Sabit odaklı, sabit fokuslu, ya da fixed focus adı verilen kameralar, odak uzaklığı değiştirilemeyen, dolayısıyla farklı objeler üzerine odaklanamayan kameralardır. Sabit odaklı / fixed focus kamerlarda odak yaklaşık olarak 1 metre ile 3 metre arasında bir noktada sabitlenmiştir. Yani yakın çekim yapmak mümkün değildir. Otobüs tarifesini, bir kartviziti, bir restoranın menüsünü, ev hayvanlarını vb. yakından çekmeye çalıştığınızda fotoğraf bulanık olur. Sabit odaklı kameralar genellikle ucuz telefonlarda kullanılır, görüntü kalitesi de kimi telefonlarda iyi olmakla birlikte genellikle ortalama ile "kötü" arasında değişmektedir. Örneğin sabit odaklı Sony-Ericsson w760i telefonlar iyi fotoğraflar çekerken Nokia E63 ve Samsung Genoa daha kötü fotoğraflar çekmektedir.
Son dönemde uygun fiyatlı telefonlarda sabit odaklı kameralardan biraz daha iyi sonuçlar veren EDoF kameralar kullanılmaya başlanmıştır.
Posted by Unknown
Posted on 14:00
with No comments
QVGA nedir? QVGA, 320x240 piksel çözünürlüktür. Quarter VGA (çeyrek VGA) anlamına gelir. Eski tip Windows Mobile tabanlı çoğu cihaz bu çözünürlüktedir. E63gibi bazı Nokia telefonlar da QVGA ekran çözünürlüğüne sahiptir. Küçük ekranlı cihazlarda pikseller daha küçük bir alana sıkıştırıldığından görünüm çok kötü olmazken Pocket PC'ler, portatif medya oynatıcılar ucuz e-kitap okuyucular gibi daha büyük ekrana sahip cihazlarda pikseller kendini belli etmeye başlar.
Günümüzde QVGA ekranlar daha çok uygun fiyatlı akıllı telefonların ekranlarında kullanılmaktadır. Örneğin Nokia E63QVGA ekrana sahipken, 2011 yılında çıkan Nokia E6 modeli 640x480, yani VGA ekrana sahiptir. Aynı ekran boyutuna daha fazla piksel sıkıştırıldığı için, E6 modelinde görüntü daha nettir ve web sitelerinin en küçük fontlarını görmek mümkün olur, elbette gözleriniz seçebilirse. iPhone 4 ise 3,5 inç ekrana sahip olduğu halde 960x640 piksel "Retina Display" ekran çözünürlüğüne sahiptir. 960x640 piksel, bu boyuttaki bir ekran için son derece yüksek bir çözünürlüktür.
Mobil Yazılar olarak elbette daha yüksek çözünürlüklü cihazları tavsiye ediyoruz, ancak küçük ekranlı telefonlarda QVGA ekran çözünürlüğü uygun fiyatlı telefonlarda yaygın olarak kullanılmaktadır ve pek çok kişi için yeterli olacaktır, bunu da belirtelim.