Yeni Pornolar

What Microsoft needs to do immediately

There are some things that Microsoft needs to do about Windows Mobile. Its the interface. If there will be a WM version 6.5, some UI problems needs to be fixed.

For example:


What is this, for God's sake? It looks like the result of a high school students programming project. I never saw a calculator application as bad as this one in any mobile operating system. You can even look at the calculators of Palm OS 3.5 or Psion 5mx, they are better. It can be said that, it doesn't matter how a calculator application looks. But, i think this is the sign of how inelaborate and how desolated WM is.

Also, it must be said that some mobile platforms ship with scientific calculators. Even ten year old ones like EPOC32.


This is the File Explorer application of Windows Mobile. It seems that the engineers that developed this part never thought about how poeople are going to use it. What is the most important part of a File Explorer? Files! What is the fate of files in this interface? As you see, not good. I don't care about the date or size of a file. File name is important for me. But this UI show only the first 12 characters of the file names.

What needs to be done here? It must be optional to display file dates and file sizes. Simple.


This is the default Alarms view. I didn't make any changes. After purchasing a brand new Windows Mobile device, if you want to set an alarm, you encounter this interface.

Let me tell you what happened the first time I set an alarm: It didn't sound. Why? Because, those letters are first letters of days and in the default setting of WM, alarms only sound in Mondays! (P S Ç P C C P - of course they are different in English)

Two problems here. First one: Naturally, users assume that if they set an alarm using the default settings, it must sound. If there is a choice of days, all must be selected by default. The second problem is, there is no interface element like this day selector in any part of the Windows Mobile. This is the only one. This is an unfamiliar interface element to the user.

I think this interface element is inspired by the Palm OS UI.


Lets continue from the same screen. There is an edit button. But when you click it, you see that all the items are inactive. So why this menu is there?


If alarms will not sound, will you please provide me a button to go to the appropriate settings window?


You click Tools and there is only one item: Options. So why this is a sub menu? Is it fun to make user click more and more?


There is an About item in the main menu of Word Mobile. Did I miss something? I thought Word Mobile was created by Microsoft, not some microISV that needs to spread its name. This should have been hidden under some other menu. I will not click About everyday to see who made this program. Mobile UIs must be designed very carefully. Unimportant things should not get in users way.


Some parts of Windows Mobile gives me a feeling that some things are missing. Take Menus setting for example. It is about Start Menu. That means "one" menu. There are no settings about multiple "menus" in here.


Lets look at the Settings part of Windows Mobile a little more. As you see, there are three tabs, Personal, System and Connections. But I think this categorization is wrong. How many times you need to change Owner Settings? or Button mappings? or Input settings? But you need to access Brightness, Memory and Power settings every day, right?


Lets look at Contacts. I want to add someone new to my adress book. The first screen has these fields: Name, picture, company, department, job title, file as, work tel, work fax, work addr, IM, email, mobile tel, web page, office loc, home tel, home addr, categories, other addr, pager, car tel, home fax, company tel, work2 tel, work3 tel, radio tel, IM2, IM3, email2, email3, asistant, asistant tel, manager, Govt. ID, account, customer ID, birthday, anniversary, spouse, children. There are 39 fields. These include pager, car tel, home fax and assistant tel! What if I just want to add info about my friend? I must scroll through lots of unnecessary fields to reach to the birthday field.

It is good to have lots of fields. But I can't understand the idea of listing all of them in one screen. Unnecessary ones must be hidden by default. Even Psion 5mx had "Add new field" button.


Contacts app in TrueVGA/RealVGA mode.


I think Microsoft get a lot of inspiration from the Newton OS notes application. Even when you are copying the features of your competitors, you must first stop and think about it. How this feature will be used? Which one is better? An integrated or a seperate "voice notes" application?


IE Mobile's Favorites screen. Why Add and Delete are grouped together? What is this wasted space? Do we really need an horizontal scrollbar?

And this is my version of the same screen.


I think this one is better!

There are more that needs to be said. But Windows Mobile can be made a lot more usable with small changes. Developers need to think more on how mobile devices are used. These are mobile devices, they are used on the go. UI needs to be well thought out. Developers needs to focus on solutions, not features.

Click to view other English posts in my blog!

What is the difference between VGA and QVGA Pocket PC screens? Click to find out!

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.
Click to read the rest of this entry »

SanDisk Sansa Clip incelemesi

SanDisk Sansa Clip, SanDisk'in önceki modellerinden ayrılan bir MP3 çalar. Bunun sebebi de ses kalitesi. Aslında SanDisk ile "kaliteli ses" bugüne kadar yan yana gelmemişti. Hatta son dinlediğim SanDisk MP3 çalardan ses öyle kötü çıkıyordu ki bu marka MP3 çalarları görmezden gelmeye başlamıştım.


Ama SanDisk, Clip ve Fuze modellerinde yeni bir ses çipi kullanmış ve ses gerçekten güzel çıkıyor. Henüz diğer inceleyenler gibi yüzlerce dolarlık kulaklıklarla dinleme şansım olmadı ama, yine de sahip olduğum diğer cihazlara göre farkını hissedebiliyorum.

Neyse, biraz da Pocketables'dan Jenn'in övgü dolu sözleri sonrasında 2 GB hafızaya sahip olan bir Sansa Clip satın aldım. Adım adım inceleyelim.

İlk İzlenim

SanDisk Sansa Clip hiç iyi bir ilk izlenime sahip değil. Cihazın tasarımı çok hoş, ona daha sonra değineceğim, ama kutusu ve içinden çıkanlar pek kaliteli bir şey aldığınız izlenimi bırakmıyor. Clip'in sıradan ve küçük karton kutusundan şunlar çıkıyor:
  • Sansa Clip
  • Kulaklık
  • Kulaklık yastıkları
  • Bağlantı kablosu (Mini-USB)
  • Hızlı başlangıç kılavuzu
  • Kurulum CD'si
Hani "kutusu için mi alıyorsun" diyorlar ama, bir iPod Shuffle ile karşılaştırıldığında kutusu çok özensiz hazırlanmış gerçekten.

İçinden çıkan basılı dokümanlar arasında Türkçe yok. "Kurulum CD'si" adındaki şeyin içinden Türkçe kılavuza ulaşmak mümkün. Zaten bu CD'de de "kurulacak" bir şey yok, sadece kullanma kılavuzları var.

Mini USB formatındaki bağlantı kablosu kısacık bir şey, ama böyle olması gayet güzel. Bu kutudan iPod Shuffle'da olmayan bir şey çıkıyor, onu da belirtmeden geçmeyelim: Kulaklık yastıkları. Hani şu kulaklıklara takılan pofuduk şeyler. Kimileri için çok gerekli olabiliyor. Bu yazı Mobil Yazılar'a aittir.

Sansa Clip'te de diğer MP3 çalarlarda olduğu gibi bir şarj etme süreci var. Kutuyu açıp bir an önce kullanmaya başlayamıyorsunuz ne yazık ki. Şarj etmek için Mini USB kablosunu kullanıyorsunuz. Bu arada bilgisayarınızın açık olması gerekiyor.

Tasarım

Sansa Clip minicik bir MP3 çalar, ilk dikkatinizi çeken bu olacaktır. Parlak ön yüzeyi parmak izlerini tutuyor olsa da çok şık bir görünüm katıyor. Cihazı açmak için sol tarafındaki düğmeyi yukarı kaldırmanız gerekli. Açıldığında tasarım daha da güzelleşiyor. Düğmelerin etrafındaki mavi ışık halkası cihazın harika gözükmesini sağlıyor.


Cihazın sol yanında açma/kapama ve hold düğmesi, sağ yanında ses kontrolleri, ön yüzeyinde ise 5 yönlü navigasyon tuşları ve home düğmesi bulunuyor. Kulaklık girişi pek çok MP3 çaların aksine üstte değil, sağ tarafta. Arkasında ise cihaza adını veren klipsi bulunuyor. Cihazı iPod Shuffle'da olduğu gibi elbisenize tutturmanız mümkün. Eğer kullanmak istemiyorsanız bu klipsi çıkartmanız da mümkün.



Cihazın iki renkli OLED ekranı var. Resim/video gösteremeyen sıradan bir ekran aslında, ama bence mavi ve turuncu renkleriyle ve parlaklığıyla bu ekran da tasarımı olumlu yönde etkiliyor.

Ses Kalitesi

Başlangıçta da belirttiğim gibi, bu cihazı diğerlerinden ayıran şey, ses kalitesi. Yabancı incelemelerde pek çok kişi en iyi ses veren MP3 çalarlardan biri olduğunu yazmış. Hatta iPod'un ses kalitesini beğenmeyim Sansa Clip ve Fuze modellerini tercih edenler de var.

Şahsen pahalı kulaklıklara sahip değilim. Millet yanında gelen kulaklıkları beğenmiyor ama ben şimdilik onlara dayanarak yorum yapmak zorundayım. Bence ses kalitesi çok iyi. Sansa Clip ile müzik dinlemekten büyük bir keyif alıyorum. Bütün sesler gayet net ve güzel çıkıyor. Diğer cihazlarla karşılaştırdığımda bass'lar biraz az gibi geldi bana, ama bu diğer cihazların kötü ses kalitelerini örtbas etmek için bass'a yüklenmelerinden kaynaklanıyor olabilir.

Eğer yüksek sesle müzik dinlemeyi sevenlerdenseniz, cihazı ilk kullandığınızda sesi sonuna kadar açmış olmanıza rağmen istediğinizi elde edemeyebilirsiniz. Bunun sebebi standart ayarlarda ses sınırı olması. Settings > Volume bölümüne girip ses sınırını kaldırabilirsiniz.

Ses Kaydı

Sansa Clip ses kaydı da yapabiliyor. Güzel bir özellik, zaman zaman kullanmak gerekebiliyor. Ama benim bu konuda bir şikayetim var: kayıtlarda alttan sürekli gelen bir ses var. Bu sesin kısmen cihazın ekranı tarafından yapıldığını biliyorum, çünkü ekran kapanınca ses de azalıyor. Ama tamamen kaybolmuyor.

Zen V'nin aksine ses kaydı için ayrılmış bir düğmesi yok, menüden seçmeniz gerek.

Menüler ve Kullanım


Benim elimdeki Sansa Clip'in radyosuz versiyonu. Bu versiyonda üç ana menü var: Music, Voice ve Settings. Music menüsünün altında Play All, Artists, Albums, Songs, Genres, Playlists, My Top Rated, Recordings, Audiobooks ve Music Options seçenekleri bulunuyor. Müzikleri klasörlere göre listelemek mümkün değil. Albums, Artists gibi menüleri sorunsuz kullanabilmek için müziklerinize doğru ID3 etiketleri vermeniz gerekiyor. Cihazı kullanarak müziklerinize puan vermek mümkün. My Top Rated bölümü bu puanlara göre beğendiğiniz müzikleri çalmanızı sağlıyor.


Music Options bölümü altında Back to Music List, Add Song to Go List, Rate Song, Shuffle, Repeat, Music EQ, Clear Go List ve Delete Song seçenekleri bulunuyor. Bir müziği cihazdan bilgisayara ihtiyaç duymadan silebilmek oldukça faydalı bir özellik.

Settings Menüsü altında ise Equalizer, Power, Display, Language, Volume, System Info, Reset All, Format All, USB Mode ve Press and Hold seçenekleri var. Elbette bunların alt menüleri de var.

Elimdeki Sansa Clip'in dil seçenekleri arasında Türkçe yoktu. Belki ileride bir firmware güncellemesi ile bu destek gelebilir.

Menülerin kullanımı kolay mı? Zaten fazla bir menü yok, ama bazı şeyler ilk başta kafanızı karıştırabilir. Zamanla alışılıyor. Yine de annenize hediye alacaksanız iPod Shuffle'ı tavsiye ederim. İçi müzik dolu bir iPod Shuffle'ı kullanamayacak kimse olduğunu sanmıyorum!

Boyut Karşılaştırması

Clip, Zen V'den küçük, iPod Shuffle'dan büyük.



Sonuç

Şahsen ben Sansa Clip'ten çok memnunum. Ses kalitesi harika, cihaz küçük ve şık. Pil ömrü iyi. Son baktığımda Vatan Bilgisayar'da 45$ +KDV fiyatı vardı. Bence performansına göre çok uygun fiyatlı bir cihaz. İnşallah Zen V gibi kısa süre içinde bozulup gitmez!

Bu makale için anahtar kelimeler: Sandisk Sansa Clip, MP3 Player, MP3 Çalar, Dijital Müzik Çalar, Digital Music Player, Digital Audio Player


Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Yazının devamı »

Sony-Ericsson w760i unboxing

Sony-Ericsson w760i çok şık bir walkman-phone. Yabancı sitelerde "unboxing" resimleri ve videoları yayınlandığını görmüşsünüzdür. Ben de bir unboxing yapayım dedim ama, unboxing kelimesinin Türkçesini bulamadım. "Kutudan çıkarma" gibi bir anlamı var ama böyle söyleyince de garip kaçıyor. Neyse, sizleri fotoğraflarla baş başa bırakayım. Bu arada, her yere "Mobil Yazılar" yazmak zorunda kaldığım için özür diliyorum. Hiç sevmem böyle şeyleri ama fotoğrafları izinsiz alanlar, hatta logoyu kesip kalan kısmı sitesinde yayınlayanlar çıkabildiği için buna mecbur kalıyorum.









Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Adres değişikliği

Sevgili Mobil Yazılar okurları, bir süredir Mobil Yazılar için Yahoo'dan almış olduğum e-posta adresimi kullanıyordum. Yahoo'nun sunduğu özellikler artık bana yetmediği için GMail'e taşınmaya karar verdim. Yeni adresim: mobilyazilar et gmail nokta com. Bilginize.


Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Mobil Yazılar Flickr sayfası

Bir aralar herhangi bir konuya uymayan fotoğraflarımı "Galeri" adı altında bir bölümde yayınlasam mı diye düşünüyordum. Ama teknoloji sitelerindeki "Galeri" bölümlerinin içler acısı durumu nedeniyle bu kelime bana hoş çağrışımlar yapmıyordu. Çözümü buldum: Bir Flickr sayfası.

http://www.flickr.com/photos/mobilyazilar/ linkine tıklayarak Mobil Yazılar Flickr sayfasına ulaşabilirsiniz. Bu sayfada herhangi bir sebepten Mobil Yazılar'da yayınlayamadığım ya da sadece paylaşmak istediğim fotoğrafları görebilirsiniz. Hepsi kendi çektiğim fotoğraflar.

Bol fotoğraflı günler!



Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Kırmak Ya Da Kırmamak - Jailbreak

iPhone ile yeni tanışan kullanıcıların en çok yaşadığı sıkıntılardan biri de çeşitli forumlarda veya web sitelerinde karşılaştıkları Jailbreak ve Cydia kavramları. Bu yüzden biz de, bu iki kavramı ve varoluş nedenlerini çok fazla teknik detaya girmeden soru-cevap şeklinde açıklamaya çalışalım istedik.



1) Jailbreak tam olarak nedir?
Jailbreak, ingilizce kelime anlamı olarak "firar, hapisten kaçış" anlamına, iPhone'da ise cihazın yazılımsal olarak özgür kalması anlamına gelmektedir. Ülkemizde bu işlem için zaman zaman "kırmak" terimi de kullanılmasına rağmen, "kırmak" terimi aynı zamanda "unlock" işlemi için de kullanıldığından, genelde ingilizcedeki haliye "jailbreak" terimi tercih edilir.



2) Neden Jailbreak işlemine ihtiyaç duyuluyor?

iPhone aslında bir cep telefonundan ziyade bir cep bilgisayarıdır ve üzerinde yazılım olarak da Apple'ın bilgisayarlarında kullandığı Unix tabanlı bir bir işletim sistemi olan MacOS X bulunmaktadır. Fakat Apple, iPhone'da kullandığı işletim sistemini, bilgisiyarlarında kullandığının aksine daha kapalı ve daha kısıtlı özellikte yapmıştır. Bu yüzden iPhone kullanıcıları cihazlarına, aynı bilgisayarlarında olduğu gibi istediği uygulamaları yükleyememişlerdir. Bu da ilk çıktığı günden beri kullanıcıları, iPhone'u daha açık bir hale getirmenin arayışı içini itmiştir.

İşte bu durumdan rahatsız olan ve teknik bilgisi yüksek bir grup iPhone kullanıcısı, geliştirdikleri yazılımlarla iPhone'u özgürlüğe (jailbreak) kavuşturmuşlardır. Bu yazılımlardan en meşhuru da QuickPwn'dır. QuickPwn, iPhone'u özgür kıldığı :) gibi üzerine ayrıca Cydia, Installer gibi önemli yazılımları da yüklemektedir.



3) Peki Apple neden iPhone'u bu şekilde kapalı tutuyor, bizim istediğimiz gibi kullanmamıza izin vermiyor?
Bunun iki temel nedeni var ve birincisi ekonomik. Apple diğer cep telefonu üreticileri gibi değil ve birçok model üretmiyor. iPhone'u da bir cep telefonu gibi görmüyor. Dolayısıyla esas niyeti cihaz satışından para kazanmak değil. Asıl amacı cihaza yüklenecek içeriklerden (oyun, müzik, vs.) para kazanmak. Ve de bu içeriğin yönetimini de kendisi yapmak istiyor. Örnek vermek gerekirse şu an App Store'da satılan her paralı uygulama gelirinin %3o'unu Apple, %70'ini ise uygulamanın geliştiricisi alıyor. Eğer biz App Store harici bir yöntemle uygulama satın alabiliyor olsaydık, Apple bu gelirden mahrum olurdu.

Diğer nedeni de güvenlik. Jailbreak edilmemiş haliye iPhone, bence uygulama yüklenebilen diğer cep telefonlarına göre çok daha güvenli. Bunun nedeni de App Store uygulamalarını geliştirenlerin özgürlüklerinin Apple tarafından kısıtlanması. Bir iPhone geliştiricisi App Store için ancak, Apple'ın kendisine sağladığı SDK'yı (Software Development Kit) kullanarak bir uygulama geliştirebilir. Bu SDK da, geliştiricinin elini kolunu bir çok konuda bağlar. Dolayısıyla App Store uygulamaları aşağıdakilerini yapamaz;


a) Telefon numaramıza, hatta abonesi olduğumuz operatör bilgisine bile ulaşamaz.
b) Yüklediğimiz diğer uygulamaların bilgilerine ulaşamaz.
c) Mail ve SMS mesajlarımıza ulaşamaz.
d) Cihazımızdaki şifrelerimize erişemez.
e) Sistem bilgilerini ve ayarlarını değiştiremez. Örneğin Wi-Fi'yı ve EDGE'i kapatıp açamaz. Bağlantı ayarlarımızı değiştiremez.
f) Arka planda (background) çalışamaz. (Yani uygulamayı "Home" tuşuna basıp kapattığımız anda uygulama kapanır.)

Çoğu iPhone kullanıcısı da uygulamaların arka planda çalışamaması olayına çok takmış durumdadır :), özellikle MSN tarzı chat uygulamaları kullananlar. Apple'ın arka plana izin vermemesinin bir nedeni de pil ömrüdür. Arka planda çalışan uygulamalar cihazın beyni kabul edilen CPU'yu sürekli kullandıkları için cihazın pilinin daha çabuk bitmesine neden olurlar. Tabii aynı anda çalışan uygulama sayısı arttıkça da, uygulamaların çalışma hızı düşer, takılmalar başlar.

4) Jailbreak işleminden geçmemiş iPhone'lar daha güvenli ise neden herkes Jailbreak yapıyor?
Bunun da aslında birkaç sebebi var. Bence en önemli sebebi EDGE'in, Wi-Fi gibi kolayca kapatılıp açılamaması. İkincisi ise mevcut SMS ve Telefon uygulamasının çok yetenekli olmayışı ve App Store'da SMS ve Telefon ile ilgili uygulamaların SDK'nın kısıtları nedeniyle yer alamayışı. Üçüncüsü de App Store'daki paralı uygulamaların "cracked" diye tabir edilen ücretsiz versiyonlarının ancak jailbreak'li cihazlarda çalışabilmesi.

Bu yüzden Apple'ın izin vermediği ama kullanıcıların çok ihtiyaç duyduğu uygulamalar ayrıca geliştirilmekte (SDK kullanılmadan) ve Cydia üzerinden Jailbreak'li iPhone'lara yüklenebilmektedir.

5) Bu Cydia tam olarak nedir ve App Store'dan farkı nedir?
Cydia, Apple'ın insiyatifi ve kontrolü dışında Saurik diye bilinen bir yazılımcı tarafından, fakat içindeki uygulamalar da çeşitli developer'lar tarafından geliştirilmiş, jailbreak'li iPhone'lar için bir uygulama kurulum yazılımıdır. İsteyen herkes Cydia'nın belirlediği formatta uygulamalarını paketleyip, Cydia üzerinden dağıtımını gerçekleştirebilir. Fakat bu uygulamaları kimse denetlemez, dolayısıyla tüm bu uygulamaların sorumluluğu kullanıcıya aittir. BossPrefs, Cycorder, iBlackList, SBsettings, SwirlyMMS, OpenSSH gibi popüler jailbreak uygulamaları hep Cydia üzerinden yüklenir.



App Store ise tamamen Apple'ın kontrolünde olan ve Apple'ın SDK'sı ile geliştirilmiş, performans ve güvenlik kontrolleri yapılmış uygulamaların yer aldığı bir uygulama kurulum yazılımıdır.

6) Cydia üzerinden yüklediğimiz uygulamalar ne kadar güvenilirdir?

Cydia uygulamaları Apple'ın SDK'sı ile geliştirilmediğinden, arka planda çalışmaktan tutun da,cihazdaki tüm bilgilere erişime kadar iPhone'da herşeyi yapabilirler. Bir de bu yazılımlar Apple'ın denetiminden geçmedikleri için cihazlarda zaman zaman kitlenmelere, yavaşlıklara, hatta cihazı restore etmeye kadar giden sıkıntılara yol açabilirler. Hatta kötü niyetli kişiler cihazımızdaki bilgileri çalmak için bile uygulama geliştirebilir ve Cydia üzerinden dağıtabilirler.



Bu yüzden Cydia'daki her uygulama yüklenmemeli, sadece ihtiyaç duyulan ve çok sayıda kullanıcı tarafından kullanılıp, test edilmiş uygulamalar yüklenmelidir. Zaten Cydia'nın popüler uygulamaları forumlarda, bloglarda ve mail gruplarında sürekli paylaşılmaktadır.

7) Jailbreak'li cihazların garanti dışı kaldığı doğru mudur?
Teorikte evet. Apple'ın kullanıcı sözleşmesine göre iPhone'un üzerindeki yazılıma Apple'ın onaylamadığı herhangi bir yöntemle müdahale etmek cihazın garanti dışı kalmasına neden olmaktadır. Fakat pratikte bu yüzden cihazı garanti dışı kalan hiç görmedim. Genel kanı, jailbreak'li cihaz tekrar restore edilerek servise götürüldüğünde, daha evvel jailbreak işleminden geçirildiğinin tespit edilemediği yönündedir.

8) Jailbreakli cihazlarda App Store'daki paralı uygulamaların, ücretsiz bir şekilde çalıştırılabildiği doğru mudur?
Maalesef doğrudur. Installous ismi verilen bir uygulama yardımıyla, kırılmış (cracked) App Store uygulamaları jailbreak'li cihazlarda çalıştırılabilmektedir. Hatta kullanıcıların sırf bu yüzden jailbreak'li cihaz kullandıkları düşünülmektedir. Halbuki bu doğru değildir. App Store'dan parasıyla uygulama indirmesine rağmen diğer avantajlarından dolayı jailbreak'li cihaz kullanan bir çok kullanıcı da mevcuttur.



9) Tüm bu avantaj ve dezavantajlarına rağmen jailbreak konusunda kararsız kaldım. Siz ne önerirsiniz?
Teknik konulara aşina veya meraklı olmayan iPhone kullanıcılarına kesinlikle jailbreak önermiyoruz. Eğer iPhone'la bir telefon gibi değil de bir bilgisayar gibi uğraşacak vaktiniz ve bilgi birikimiz var ise jailbreak yapabilirsiniz. Lakin jailbreak'in teknik olsun veya olmasın tüm kullanıcılar için bir risk taşıdığını hiç bir zaman unutmamak gerekiyor Ben şahsen cihazımı uzun bir süredir jailbreak'siz kullanıyorum ve BossPrefs haricinde de çok ciddi bir eksiklik hissetmiyorum.

Apple'ın yeniliği WM'de yıllardır var


Apple'dan yine bir yenilik sevgili okurlar. Bu sefer biraz kopya bir yenilik ama. Çünkü Windows Mobile'da yıllardır olan bir özellik bu: Klavye hareketleri. Ekran klavyesinin üzerinde sola bir çizgi çekince Backspace görevi görmesi gibi. Apple kopyalamaya kalkıştığına göre, demek Windows Mobile'da da işe yarar fikirler olabiliyormuş.

Gizmodo'da gördüm.

Bu yazı ve bu sitede yayınlanan bütün diğer yazılar Mobil Yazılar tarafından yazılmıştır ve bütün hakları Mobil Yazılar'a aittir. Başka bir yayında yayınlanamaz. Sitenizin, forumunuzun, blogunuzun ticari amaç taşıyıp taşımaması farketmez. Daha fazla bilgi için lütfen alıntı kurallarına bakınız.

Animoto İle Görsellerinizi Sunuma Çevirin

Animoto uzun zamandır görsellerinizi kullanarak sunumlar öncesinde ve arasında kullanabileceğiniz videolar yaratmanızı sağlayan bir servis. Bu servis ile gönderdiğiniz fotoğrafları algılayarak seçtiniğiniz müzikle senkronize bir şekilde bir video yaratıyor.

http://animoto.com adresinden ulaşabileceğiniz bu servis küçük boyutlu videoları ücretsiz sunuyor. Eğer profesyonel videolar istiyorsanız her video için 3$ veyahut yıllık sınırsız 30$ vermeniz gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde Animoto şirketi bu servisi iPhonelarınız için bir uygulama ile Appstore'da yayınladı. Şimdi kısaca uygulamamızdan bahsedelim.


"Create Video" seçeneğini seçtikten sonra karşımıza öncelikle fotoğraf seçme sekmesi geliyor. Burada ekrandaki fotoğrafların üzerilerine tıklayarak istediğiniz fotoğrafları seçebilirsiniz. Seçilen her fotoğraf için üst kısımda kaç tane seçtiğinizi gösteren sayı artıyor. Bu aşamada seçilen fotoğrafları 9 ila 18 olması gerekiyor. Devam seçeneğini seçtiğimizde fotoğrafların sırası ile ilgili bir ekran geliyor.


Fotoğrafların yerlerini değiştirme ekranını aynı ana ekranımızda ikonların yerlerini değiştirir gibi yapıyoruz.


Sonrasonda sıra müzik seçme seçeneğine geliyor. Burada belirtilen müzik türlerinden birini seçtikten sonra seveceğeniz müziği seçebiliyorsunuz. Orjinal sitesinde ise isterseniz bilgisayarınızdan müziklerinizi yükleyebiliyorsunuz.


Devam ettiğinizde program fotoğraflarınızı kendi sunucularına yüklemeye başlıyor, bu aşama biraz uzun sürebilir.


En son olarak finalize etme aşamasında gene Animoto sunucusunda animasyonunuzun yaratılıyor. Bu aşamadan 30 dakika kadar sürebilir. Bittikten sonra ana ekranda bununan "My Videos" bölümünden videolarınızı görebilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken nokta animasyonları her izlemeye çalıştığınızda uygulama tekrar ve tekrar animoto sunucusundan download yapıyor. EDGE ile bağlı iseniz dikkat etmeniz gerekecektir.


Videonuz tamamlandıktan sonra "Play" bölümünden izleyebilir, "Share" bölümünden arkadaşlarınıza ve/veya kendinize gönderebilir, "Rename" bölümünden videonuzun ismini değiştirebilir, "Remix" bölümünden yarattığınız videonun yeniden oluşturulmasını sağlayabilir, "Edit" bölümünden başa dönerek videonuzu baştan yaratabilir ve "Delete" bölümünden beğenmediniğiniz videolarınızı silebilirsiniz.

Videolarınızı sadece telefonunuzdan değil ayrıca bilgisayarınızdan da görebilirsiniz. Bunun için videoyu mailinize göndermeniz yeterli. Mail içerisinde linki explorer sayfanızdan açabilirsiniz. Animoto tam tersi için de bir çözüm bulmuş. Eğer telefonunza gönderilen maillerin içinden linki tıklarsanız uygulamanız ayaklanarak videonuzu izleyebiliyorsunuz. Bunun için yukarıda bahsedilen "Share" bölümünü kullanmanız gerekiyor.



Herşey tamamlandıktan sonra karşınıza yukarıdaki gibi bir görüntü gelecek. Tamamını izlemek isterseniz bu 30 saniyelik versiyon'a House M.D. adresinden ulaşabilirsiniz

Uygulamamıza App Store'dan ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

mBoxMail ile iPhone'da Hotmail'e Erişim

GÜNCELLEME (14/12/2009): Artık iPhone'dan Hotmail'e erişim için aşağıdaki uygulamaya gerek kalmadı. Dire Mail uygulaması ile Hotmail'e erişebilirsiniz. Detaylı bilgi için "iPhone'dan Hotmail'e Erişim Artık Tüm Dünyaya Açık" başlıklı yazımıza bir göz atın.

iPhone, ilk versiyonu çıkalı bir seneden fazla olmasına rağmen, Mail uygulamasının hala Hotmail'i desteklemiyor oluşu bir çok kullanıcı tarafından büyük bir eksiklik olarak görülüyor. Çoğu kullanıcı da bu eksikliğin iPhone'dan, daha doğrusu Apple'dan kaynaklandığını düşünüyor. Halbuki iPhone, POP3 veya IMAP desteği olan tüm mail sunucularını destekliyor. Lakin @hotmail.com, @live.com ve @msn.com gibi mail adreslerine ev sahipliği yapan Microsoft, her nedense kullanıcılarına nerdeyse internet kadar eski ve basit olan POP3 veya IMAP protokollerini açmadığı için kullanıcılar sıkıntı çekiyor. Ülkemizde de çok fazla sayıda @hotmail.com uzantılı mail adresine sahip iPhone kullanıcısının bulunması, bu eksikliği bizim için de önemli kılıyor.

Her ne kadar bu konuda yapacak pek birşey yokmuş gibi görünse de bazı kullanıcılar Hotmail'i, iPhone'un desteklediği POP3 protokolüne çeviren IzyMail gibi aracı siteler kullanarak bu sorunu aşmayı başardılar. Fakat bu yöntemde şifrelerimiz ve mesajlarımız başka bir site üzerinden geçtiği için güvenlik sıkıntısı mevcuttu. Ayrıca iPhone ile zaten yavaş olan Hotmail arasına bir tane daha sitenin girmesi bağlantıyı iyice yavaşlatıyordu. En büyük avantajı ise iPhone'daki Mail uygulamasının tüm özelliklerinden yararlanabiliyor olunmasıydı.


Bir süre sonra ise benim gibi yukarıdaki yönteme asla güvenemeyecek olan kullanıcılar için mBoxMail isminde, aracı bir site kullanmadan direk Hotmail'e bağlanan ve şifrelerimizi sadece iPhone'umuzda kayıtlı tutan bir uygulama, App Store'da yerini aldı. Açıkçası yıllar önce Hotmail'i terkedip Gmail'e geçtiğim için iPhone'da Hotmail'e erişim benim için bir sorun değildi. Lakin eşimin de iPhone kullanıyor ve Hotmail hesabının bulunuyor olması, mBoxMail'in son sürümlerindeki bazı harika özelliklerin iPhone'un kendi Mail uygulamasında bile olmayışı, mBoxMail'i satın alıp bir süredir kullanıyor olmama neden oldu. (Yoksa Hotmail için bir uygulamaya kolay kolay 9.99$ vermezdim. :) )

Öncelikle şunu belirtelim ki mBoxMail Microsoft'un geliştirdiği bir uygulama değil. mBoxMail, MFluent ismindeki bir Amerikadaki bir yazılım firması tarafından geliştirilmiş ve muhtemelen de Microsoft ile bir anlaşması bulunmuyor. Yani iki gün sonra Microsoft Hotmail altyapısını değiştirir ise, mBoxMail'in bu yeni yapıya uygun versiyonu çıkana kadar çalışmama durumu olabilir.



Uygulamayı ilk çalıştırdığımızda karşımıza, Adımızı (Your Name), emailimizi ve şifremizi (Password) gireceğimiz bir bir ekran çıkıyor. Bilgilerimizi girdikten sonra ise "Sync mail" seçeneğine tıklayınca ilk defa bağlandığımız için biraz uzun sürecek indirme (download) işlemi başlıyor. Bu ilk indirme işlemini EDGE'den yapmanızı tavsiye etmiyorum, imkan var ise Wi-Fi'dan yapın. Çünkü EDGE'den çok yavaş oluyor. Daha sonra ise istediğiniz gibi EDGE'den bağlanabilirsiniz. Bir de uygulama'nın şu anki versiyonu birden fazla hesap desteklemiyor, dolayısıyla sadece bir mail hesabımızı tanımlayabiliyoruz.



Uygulamaya giriş yaptıktan sonra karşımıza ilk olarak sol yukarıdaki ekran görüntüsünde yer alan menü çıkıyor. mBoxMail, kendi yarattığımız klasörler dahil tüm klasörleri ve içlerindeki mesajları gösterebiliyor. Ayrıca sağ üst ekran görüntüsünde olduğu gibi mesajları toplu silme ve taşıma imkanı da sunuyor. Mail silme, okuma, yönlendirme (forward) ya da cevaplama (reply) fonksiyonlarının tamamı, iPhone'un kendi Mail uygulamasında olduğu gibi düzgünce çalışıyor.



Mesaj Gönderme ekranı ise bence iPhone'un orijinal mail uygulamasından çok daha yetenekli çünkü mesajı yazarken dosya ekleme (attachment) işlemi yapabiliyoruz ve de



klavyeyi yatay pozisyonda kullanabiliyoruz. Bu da mesaj yazmayı çok daha rahat kılıyor.

Son olarak aşağıdaki ekran görüntülerinde olduğu gibi mBoxMail'e ait ayarları uygulamadan çıkarak Ayarlar (Settings) ekranının en altında bulunan mBoxMail'e ait ikona tıklayarak yapıyoruz. Özellikle imza (signature) kısmını değiştirmek isteyenler olur diye paylaşmakta fayda gördük.



Eğer Hotmail hesabınızdan vazgeçemiyorsanız ve iPhone'da mail hesabınızı kolayca ve güvenli bir şekilde yönetmek istiyorsanız mBoxMail 9.99$'a değer. Özellikle sık sık sürüm çıkararak, yeni özellikler eklemeleri, önümüzdeki aylarda uygulamanın çok daha iyi bir noktaya geleceğini gösteriyor. Fakat unutmamak lazım ki mBoxMail bir App Store uygulaması olduğu için, Mail uygulaması gibi arka planda çalışamıyor. Dolayısıyla uygulamayı arada bir açıp kontrol etmeden yeni bir mail geldiğinden haberdar olamıyoruz.

mBoxMail'in ingilizce bir destek (support) sayfası da bulunuyor. Bu sayfada bir çok soruya cevap verilmiş. Aradığınız sorunun cevaplarını orada bulamaz iseniz, biz de burdan yardımcı olmaya çalışırız. Aşağıdaki ikon'a tıklayarak uygulamayı indirebilirsiniz.
 
Support : Creating Website | Blogger Adult Tema | I LOVE GooGLe
Copyright © 2013----2023 Android Apk - All Rights Reserved
Tema Design by Yeni Website Template
Yer Sağlayıcı Blogger